POLİTİK OLMAYAN KONULARA GERÇEKÇİ ÇÖZÜMLER

Seçim arifesinde bir çok siyasi parti faklı mesajlar veriyor. Peki bunun seçmen üzerine etkisi nedir?

Günümüzde devlet-birey ilişkisi inanılmaz ölçüde değişim gösterdi. Birey, çağımız teknik imkanları ile devlet karşısında inanılmaz bir güç kazandı.

Herhangi bir sorun çevresinde sosyal medya araçlarını kullanan bireyler artık kendi lobilerini kendileri oluşturuyor.

Seçmen bunun farkında ve artık seçilenlere aracısız taleplerini iletiyorlar. Denebilir.

Artık seçmenin büyük kesimi üzerinde ideolojik kamplaşmaların prim yapmadığını söylemek mümkün.

16 yıllık bir iktidar sürecini sürdüren Ak Parti toplumun rehabilite olmasına büyük katkı sağladı.

Artık en basitinden bir başörtüsü sorun olmaktan çıktı. Hemen herkes evinden istediği gibi giyinerek kurumsal sorunlar yaşamadan iş, eğitim gibi temel haklardan faydalanabiliyor.

Bu gibi küçük fakat mide bulandıran bürokratik sorunları çözen Ak Parti seçmende büyük bir değişim de oluşturdu.

Son referandum ile ittifak süreci başladı. Belki de bu Ak Parti'den çok diğer partilerin işine yaradı.

Çünkü %10 barajı bir şekilde ortadan kalktı.

Eski sistemde devam edilseydi belki de 24 haziran seçimlerinden sonra 2 partili bir parlamento görebilirdik.

Demokrasi yani halkın iradesinin sandığa tam tecellisi adına başkanlık sistemi ve ittifaklar oluşumu pozitif bir etki yaptı.

Fakat artık seçmenin oyu inanılmaz derecede de değer kazandı.

Seçim öncesi tabiri caizse vaad enflasyonu yaşanıyor.

Bu hal ve karda seçmen reel politik ile gerçek hayatına dokunan çözümler bekliyor.

Sosyal medyayı takip ediyorsanız. En az %10 seçmenin oyuna etki edecek başlıkların neler olduğunu tahmin edebilirsiniz.

Bunlardan ilki Eyt yani emeklilikte yaşa takılanlar. Emekli olmak üzere çalışma ve prim sorunu olmayan sadece yaşını bekleyen on binlerce vatandaş çözüm bekliyor.

Gündemde olan bir diğer konu ise 3600 ek gösterge. Polis, öğretmen, hemşire, muhasebe uzmanı, vergi müfettişi vb. gibi kamu veya özel sektör çalışanlarının, hem maaş hemde emeklilik şartlarını ilgilendiren bu sorun da akılcı bir çözüm bekliyor.

Üçüncü önemli konu ise sözleşmeli öğretmenler konusudur. Yeni atanan sözleşmeli öğretmenlerin doğu vilayetleri veya batıda olup şark görevi sayılan okullarda 5 yıl çalışması ardından kadroya geçirilmesi düşünülüyor. Bu uygulama içinde sorunlar da barındırıyor.

Sözleşmeli olarak atanan öğretmenler tayin hakkı isteyemiyor. Bu durum bölünmüş aileler sorunu ortaya çıkarıyor.

Öğretmenlerin mutlaka ihtiyaç duyulan yerlerde çalışması şarttır. Peki bu öğretmenlere becayiş hakkı tanınamaz mı? Yani karşılıklı anlaşan iki öğretmen yer değiştiremez mi?

Son olarak dördüncü ve belki de en çok sosyal medyada gündeme gelen konu ise bedelli askerlik konusudur.

Hemen her parti bu konuda farklı söylemler geliştiriyor. Tüm televizyon kanallarında konuşulan bu konuyu görmezden gelmek kolay olan. Fakat görmezden gelmek sorunu çözmüyor. Denebilir.

Asker alma süreci problemlidir. Çünkü 20 yaşlarında üniversite eğitimine başlayan gençler üniversite bitene kadar zaten tecilli duruma düşüyor.

24 yaşındaki bir genç askere gitmek yerine 2 yıl tecil hakkını kullanıyor. İşe başlar ise aday memurluk veya başka tecil hakkını kullanıyor.

27-28 yaşına gelmiş gençler ise tecil uğruna kendilerini anlamadıkları bir akademik kariyerin içinde buluyorlar.

Hemen her üniversite tezsiz ücretli yüksek lisans programları açıyor ve buraya inanılmaz bir başvuru yoğunluğu oluyor.

Peki milli savunma bakanlığının açıkladığı verilerle 2 milyon tecilli ve 800 bin bakayanın(asker kaçağı) sorunu çözülemez mi?

Bence toplumun büyük kısmını doğrudan yada dolaylı etkileyen bu 4 sorun belki de bir KHK ile çözülebilir.

Fakat bu mesele toplumu yönetmekte olan kişilerin perspektif alanlarındadır.

Biz ise sadece seçim öncesi bir fotoğraf ortaya koyduk.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Murat Çolak Arşivi