Mehmet Dobaoğlu

Mehmet Dobaoğlu

PANDEMİ SÜRECİNDE EĞİTİM SEKTÖRÜ

Bu hafta sonunda bazı özel okul temsilcileri ziyaret ettim. “Pandemi sürecinde eğitim sektörü ne gibi sorunlar yaşadı ya da yaşayacak?” sorularının cevabını aradık. Yol arkadaşım, Eğitimci Yazar İbrahim Gülsu ile önce Beyza Eğitim Kurumları temsilcilere ile buluştuk. Gündem çay gibi sıcak! Bildiğiniz gibi ilimizde yerli ve milli olan eğitim sektörü önemli yatırımlar yaptı. Beyza Eğitim Kurumları son olarak üniversite karşısında muhteşem bir eğitim kompleksi yaptı. Kurumun başında ilimizin yakından tanıdığı bir isim Cevdet Kabakçı Bey var. Kendisi de uzun yıllar eğitim sektöründe çalışan Kabakçı’ya Yeni Dünya Düzeninde eğitim sektörünün geleceğini sordum. Gördüğüm kadarı ile tecrübeli ve güçlü bir ekip ile çalışıyorlar. Yetiştirdikleri nesil yerle ve milli! Bu konuya dikkat çekmek istiyorum. Aynı zamanda istihdama katkıları büyük…

Kabakçı hocam, pandemi sürecini geçen eğitim yılının ikinci yarısından sonra yaşadıklarını, dijital eğitim modeli üzerinde yoğunlaştıklarını ama yüz yüze eğitim olmadan oldukça zorluklar yaşanacağına inandığını ifade etti. İbrahim Gülsu ise dershaneler ve özel okulların bu süreçten ciddi olarak etkilendiğini, yüz yüze eğitimin risk alınarak yapılması gerektiğini savundu. Ona göre okullar, sokaklardan daha güvenli!

AŞAĞISI SAKAL, YUKARISI BIYIK

Peki şimdi ne olacak? Böyle zamanlar doğru kararlar vermek çok zor ve risk büyük! Böyle olunca da ‘aşağı sakal, yukarı bıyık’ örneği oluşuyor. Bakan Bey diyor ki: “Sınıf mevcutlarını azaltmak, teneffüse çıkacak öğrenci sayısını ayarlamak, sabahçı ve öğlencilerin karşılaşmasını engellemek, çocukların ortak alanlarda aynı zamanda bulunmaması için planlama yapmak, sıralar arasında boşluk sağlamak…

Kısacası çocuklarımızın birbirleriyle sosyal mesafesini korumak ve okullarımızı sağlıkla açmak için gece gündüz çalışıyoruz. Çocukları ve yetişkinleri bayramda denizde, plajda, parkta, sokakta bu kadar yakın temaslı ve maskesiz görmek üzücü!”

Peki yarın okullar açıldığında da aynı sorunlar yaşanmayacak mı? Yani bir milyon öğretmen ve milyonlarca genç bir araya gelecek, virüs yayılmayacak mı?  

Yani o kalabalıkta bütün hijyen kurallarını uygulasanız bile insanlar arası yakın teması kesmeniz çok zor! O halde okullar açılmalı mı?

Açılsın diyenler de haklı, çünkü öğretmen ile öğrenci arasında göz teması olmalı, özellikle ilkokul 1.sınıf için bu kaçınılmazdır. Yani uzaktan eğitimle ilkokul öğrencilerine verimli olmanız mümkün değil. Diğer sınıflar içinde aynı şey geçerli…  

Ama Yeni Dünya Düzeninin de bir hedefi var.  Anladığım şu ki, yapay zekâ ile eğitim sistemini dahil olacak(dahil de daha etkili olacak), böylece her bir öğrenci sistem üzerinden kontrol edilecek. Bakalım başaracaklar mı? Dedim ya aşağı tükürseniz sakal, yukarısı bıyık!

YERDEN BİTME DERSHANELER VE ÖZEL DERSLER

Bu arada bir dershanemizden çıktık, karşıda bir elektrik direği üzerinde aynen şu yazılı: “On yıllık tecrübeli öğretmenden Özel Matematik dersi verilir.”

Yol arkadaşıma ilanı gösterdim, ilanın altında telefonda var, yetkililere bildirseniz diye söylendim. Dedi ki: “Hangi biriyle uğraşayım, öyle onlarca, hatta yüzlercesi var, kayıt dışı çalışıyorlar” Al ha!

Bizde geçen yıl emekli olunca, Fatih Erdoğan hocam ile bir dershaneyi devir alalım istemiştik, ancak dershaneler kapatılacak açıklaması üzerine vaz geçmiştik. Elimizde üç kuruş para var, dershaneler kapatılırsa biz ne yapacağız diye kara kara düşünmüştük. Ama bu yıl neredeyse her apartmanın altına bir dershane açılınca şaştık kaldık! Korkak bezirgân gibi olduk!

Değerli dostlar eğitim istikrar ister, doğru hedefleriniz olması gerek yani eğitim ciddi bir iştir. Bu sektörü sağlam zeminlerde kuran ve yürüten ülkeler insana yatırım yaptıkları için yüzde yüz olmasa da başarılı olurlar.

Toparlamak gerekirse, okullar açılır, eğer alınan tedbirler tam uygulanır, okul idaresi, öğretmen ve veliler el ele verirse, sorun az olur ve sistem yerinde devam eder, yoksa yeniden dijital eğitime dönülür…

Kalın sağlıcakla.  

Önceki ve Sonraki Yazılar