OSMANLILAR DEVRİNDE ELBİSTAN

1-20180423090103.jpg

"Büyük devlet kuran atalarımız büyük ve kapsamlı uygarlıklara sahip olmuştur. Bunu aramak incelemek, Türklüğe ve dünyaya duyurmak bizler için borçtur. Türk çocuğu atalarını tanıdıkça, daha büyük işler yapmak için kendinde güç bulacaktır. Her şeyden önce, kendinizin dikkatle, özenle seçeceğiniz belgelere dayanınız. Bu belgeler üzerinde yapacağınız incelemelerde her şeyden ve herkesten önce, kendi karar verme yeteneğinizi ve ulusal süzgeci kullanınız. Biz daima gerçeği arayan ve buldukça, bulduğumuza inandıkça onu açıklama yürekliliğini gösteren adamlarız “

    (Kemal ATATÜRK) 

Elbistan şehri 1522 yılında kesin olarak Osmanlı idaresine geçtikten sonra İlkçağ ve Ortaçağlardaki ehemmiyetini ve stratejik konumunu kaybederek sıradan bir Osmanlı kasabası haline gelmiştir. Zaten şehir 1507 tarihinde Safevi Türk Devleti Hükümdarı Şah İsmail, tarafından tahrip edilmiş ve Dulkadır eserlerinden çoğu yıkılmıştı. Bundan dolayı Hükümdar Alaüddevle devletin başkentini Elbistan'dan Maraş'a taşımış. Bu tarihten sonra Dulkadurliler ağırlıklarını Maraş’a vermişlerdir.

1523 yılında bu bölge“Vilayet-i Dulkadriyye”adıyla kaydedilmiştir.  Vilayet kelimesinin” Eyalet veya “ Beylerbeylik” anlamında değil, bölge manasında kullanıldığı anlaşılmaktadır ve bu vilayet Maraş ve Bozok sancaklarından oluşmaktaydı.

Osmanlıların başta Elbistan ve Maraş’ta Dulkadirlilerin gücünü kırmak amacıyla Maraş, Elbistan ve Bozok’un birer sancak ittihaz edilerek bölgeyi ilk olarak Rum (Sivas)Beylerbeyliğine bağladılar.  Elbistan Sancak Beyi olarak Koçi Bey isimi geçmektedir. Elbistan, Rum Beylerbeyliğine Elbistan sancağı olarak bağlanmıştır.  

Bu idare düzenleme uzun sürmemiş, kısa bir süre sonra 17 Nisan 1523 tarihinde Maraş ve Elbistan sancakları Rum Beylerbeyliğinden ayrılarak, Karaman Beylerbeyliğine bağlanmıştır. 1523 tarihli Maraş Tahrir Defteri’ne göre Dulkadir Vilayeti, Maraş ve Elbistan sancaklarından oluşmaktaydı. Elbistan Sancağı, Elbistan, Göksun, Gedik ve Çubuk olmak üzere dört nahiyeden oluşmaktaydı. Maraş sancağı ise Maraş, Keferdiz(Sakçagöz), Pazarcık, Güvercinlik(İslâhiye), Tiyek(Hassa), Kargulık, Kars(Kadirli) ve Andırın nahiyelerinden meydana gelmekteydi.  Elbistan 1524 yılında itibaren kaza konumuna düştüğünü belgelerde görmekteyiz.1526 tahririne göre Maraş Sancağı, Maraş, Elbistan, Kars ve Zamantı kazalarından oluşmaktaydı. Maraş Sancağı nahiyeleri ise Maraş, Kemer (Şekeroba), Keferdiz(Sakçagöz), Karahayıt (Karahöyük-Çobantepe), Aladinek, Pazarcık, Güvercinlik, Göynük, Tiyek Kargulık, Haruniye, Andırın, Zeytun, Fırnuz ve Bayındır’dı. Bu tarihte Maraş’ın 53 mahallesi bulunmaktaydı. Zamanla Hıns-ı Mansur mahalleside Maraş’a bağlanmıştır.

  Elbistan Kazası Sason, Sarsab, Aynu’l-Arus, Ahsendere, Hurman, Nurhak ve Nergele olmak üzere 8 nahiyeden oluşmaktaydı. 

 Bölgede ki çıkan büyük isyanlar sonucunda, idari yapılanmada yeniden değişiklikler yapılarak, 1529 yılında Elbistan Kazası tekrar sancak konumuna getirilmiştir. Burada Elbistan’ın 1524’ten 1529 yılları arasında beş yıl kadar bir süre sancaklıktan ayrılarak kaza statüsüne geçmiştir. 1524 yılından 1529 yılına kadar geçen zaman içerisinde bu bölgede isyanların eksik olmayışı Elbistan için bir idari düzenleme durumunu ortaya çıkarmıştır. Nitekim 1526 yılında Bozok bölgesinde başlayıp, daha sonra diğer bölgelere de yayılan “Baba Zünûn“ isyanıyla birlikte, 1527 yılında meydana “Kalender” isyanı Elbistan bölgesini de içine alan çok geniş sahaya yayılmıştı. Arazi tahriri dolayısıyla ellerinden mallarının alınacağından korkan Dulkadır Türkmenlerine mensup aşiretlerin ayaklanmasıyla başlayan isyan çok kanlı bir şekle dönüşmüştür.

1531’de Elbistan ve Maraş, Karaman eyaletinden ayrılarak Vilayet-i Zulkadiriye adı altında Dulkadir Beylerbeyliği oluşturulmuştur. Vilayet ve Beylerbeylik Osmanlı Devleti’nde en büyük idare birimidir. Malatya Sancağı 1531’den sonra Maraş Eyaletine bağlanmıştır. Malatya Sancağı’nın 1830’lara kadar Maraş Eyaletine bağlılığı devam etmiştir. 

Kazalar da idari yapı şu şekilde oluşmaktadır. Kadılık diye de anılmakla birlikte, başında bir kadı ve onun emrine sancak beyi tarafından gönderilen bir subaşı ve bir müftünün bulunduğu kasaba veya şehir ile etrafında ona bağlı köylerin bulunduğu, adli ve idari bir yerleşim birimleri olup, hakiki bir hükümet dairesi vazifesi görürler. Çünkü hükümet merkezinin emirleri doğrudan doğruya kadıya gelmekte halkın hükümet ile olan işleri burada görülmekle birlikte, mahkemeleri de burada yapılmaktaydı.

Elbistan'ın Osmanlılar döneminde önemini kaybetmesinin birçok sebebi vardır, onları şöyle maddelendirebiliriz.

1-Bölgenin merkezinin Maraş'a kayması ve Dulkadir Beyleri'nin bu şehirde  oturmaları.

2-Önceleri bir devletin başkenti iken, artık İmparatorluk ortasında bir livaya bağlı kaza haline gelmesi.

3-Ortaçağlar boyunca Antep ve Malatya üzerinden Kayseri'ye geçen önemli iki ticaret yolunun Yeniçağlar boyunca önemini kaybetmesi ve bu yollara   alternatif olarak Antep Maraş- Göksun yolu ile Malatya- Darende- Gürün yollarından Kayseri ve Sivas'a geçilmesi. Elbistan'ın bu yollara sapa olması   ve önemli kervanların uğramaması.

4-Beylik döneminde Elbistan ve Maraş arasındaki dağlarda ki Türkmenlerin   serbest bir hayat yaşamaları ancak Osmanlı döneminde bunlar üzerinde merkezi otoritenin baskıları ve kontrol altına alınması çalışmaları, Türkmenlerin isyanlara katılmalarına neden olmuştur. Bilhassa 1522 tarihin den sonra Dulkadır İlinde yapılan tahrirlerde  (arazi kayıtlarında) eski dirlik sahiplerinden topraklarının alınması ve buna karşı bölge halkının isyan etmeleri.

5-Bölgenin dağlık olması ve devlet otoritesinin tam olarak sağlanamaması

6-16 yy. sonları ile 17.yy ortalarına kadar cereyan eden ve Anadolu'nun orta kısımlarında etkili olan” Celali İsyanları”ın Elbistan ve yöresinde oldukça etkili olması ve isyancıların baskıları ile birçok köyün tahrip olması ve halkın göç etmesi.

Son yapılan araştırmalara göre Dulkadır Beyliği'nin ortadan kaldırılması ile Zulkadır Eyaletinin hemen kurulmadığı tespit edilmiştir. Dulkadır topraklarının bir kısmını teşkil eden Antep bölgesi Suriye'de kurulan Arap Eyaletine bağlanırken, Maraş ve Bozok Sancakları Karaman Eyaletine bağlanmıştır. Bu dönemde Elbistan Maraş Sancağına bağlı bir kaza haline getirilmiştir. Elbistan kazası da 1522 tarihinden günümüze kadar Maraş'ın bir kazası olarak idari taksimde yerini almıştır.

Dulkadır Eyaleti, 1531 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından teşkil edilmiştir. Kurulan yeni eyaletin merkezi Maraş şehri idi. Eyaletin Beylerbeyi, Maraş Sancağında oturmakta idi. Dulkadır Beyliği içinde olan Bozok (Yozgat) bölgesi ise ayrı bir sancak olarak Osmanlı idaresine bağlandı

Dulkadır (Maraş Beylerbeyliği) Eyaleti

Yüzölçümü: 30. 300 km kare

Çıkardığı Asker: 2582

Eyaletin 5 Sancağı (Vilayeti)

1-   Maraş merkez

2-   Malatya (Arapgir İlçesi hariç)

3-   Ayntap (Gaziantep)

4--  Samsad

5-   Kars-ı Dulkadır(kadirli)

            1543 yılında Elbistan, göçler vererek merkezinin nüfusu yaklaşık 2953 kişiye inmiş oluo ve kayıtlara geçmiş olan sayılara göre Elbistan kasabası 1563 tarihinde 4455 kişiye yükselmiştir. Bu nüfusun büyük bir çoğunluğu Türk ve Müslümanlardan oluşmaktadır. Bu tarihlerde Maraş şehrinin nüfusu yaklaşık 15000’dir.  Elbistan nüfusunun en yoğun olduğu yerleşim birimleri tarıma elverişli olan Elbistan Ovası’ndaki yerlerdi. Mezralar devamlı yerleşme yeri olmayıp, buralarda tarım yapılmakta idi. Köylerden gelenler buralarda geçici sürelerde oturmakta idiler. Göçebe kesimler çoğunlukla Binboğa Dağlarında yaylamakta idiler.  

            Ekonomik Durum

         1540 yılında Elbistan Kazasının geliri 86.500 akçe iken, 1560 yılında 106.251 akçeye yükselmiştir. Kazada dericilik, mum, bez imalatı, boyahane ve kilim dokumacılığı yapılmaktadır. Ayrıca Elbistan Kazası, canlı bir pazara sahiptir. Elbistan Kazasının, bilhassa ovanın orta yüksekliği yaklaşık 1115- 1200 metrelerde olmasından dolayı burada hayvancılık ve kuru tahıl ürünleri yetiştirilmekte idi. Özellikle buğday üretimi en önde idi. Elbistan Ovası’nın genişliği sebebiyle ekilebilir toprakların çokluğundan dolayı çok sayıda çiftçiler bulunmakta idi.

            16. Yüzyılın başlarında Elbistan’da 193 dükkân, 3 cami, 9 mescid, 2 medrese,10 zaviye, 1 hamam, 20 değirmen vardı. Kazadaki nüfusun büyük bir kısmı konargöçerdi. Kazada 35 yaylak, 5 koru ve çok sayıda mera ve çayır bulunmakta idi.

            1550–1600 tarihleri arasında ki Osmanlı kayıtlarında belirtildiği gibi Maraş ve Elbistan’da 2 büyük boyahanenin bulunması, yörede dokumacılk yapıldığını göstermektedir. Maraş boyahanesi nin geliri 25.000 akçe iken, Elbistan Boyahanesi nin geliri 28.000 akçeye kadar yükselmekteydi.

            1902 tarihli Halep Salnamesine göre, Elbistan Kazasında 1 Redif Taburu,11 cami, 4 mescid,26 Mekteb-i İptidaye, 3 kilise, 8 medrese, 435 dükkan, 1 hamam, 9 fırın,1 bedestan, 7 han ve toplam 1450 hanedir. Bu sırada Efsus (Yarpuz) nahiyesinde 2156 nüfus vardır.

            Birinci Dünya Savaş’ı sırasında 15000 nüfus olduğu sadece bir varsayımdan ibarettir, ciddi kayıtlarda bu sayıya rastlanmamıştır.

Önceki ve Sonraki Yazılar