ÖNEMLI OLAN PARA DEGIL, ZIHNIYET!

Bugün sizlere ben degil Sabah gazetesi yazarı Umur Talu seslenecek, Umur Talu dün ?Lider konumundaki personel? başlıgı ile o kadar gönüllere hitap eden bir yazı kaleme almış ki bunu sizlerle paylaşmadan edemedim. Yazının tamamını degil bazı bölümlerini sizlerle paylaşıyorum. Buyurun okuyalım.

 

Lider konumundaki personel

?

"Cana kıymet" olmayan memlekette, 15 (17) şehit; bayram tatili kazalarında 146 ölünün düştügü topraklara karıştı. Bir kamyonet kasasında kısa sürede elliye yakın "kaçak yabancı" da burada boguldu, parçalandı, yok oldu. Tersanesinde filikaya onca işçiyi bindirip denize fırlatan memleket burası; minicik tarım işçisi kızlarını kamyon kasasında dereye döküp minicik cesetleri önünde dahi sorumluluk üstlenmeyen, utanç duymayanların ülkesi.

Aynı anda "dıştan gelen iç terör" de 15 (17) askerini birden, kazalarda 150 vatandaşını birden, bir kamyonette 18 yabancıyı birden ölü düşüren bir ülke var mıydı geçen hafta?

 

Varsa, ne yana düşer usta?

 

Ölmeseydi?..

 

Ama işte Cumhurbaşkanı da "21 yaşındaki lider konumundaki personel"in cenazesine koştu, safta durdu. Komutanlar da.

 

Oysa O 21 yaşındaki "lider", 21 yaşındaki erlerin aynı yaştaki "komutanı" Eskişehirli Astsubay Hasan, henüz "hayatta" iken, sırf "emir komuta" zedelenmesin, "imtiyazsız Cumhuriyet"te "hiyerarşi ve ayrım" bozulmasın diye, kıdemin ve liyakatin alasıyla, yüksek hatta daha yüksek tahsilin pekalasıyla, mücadelenin, çatışmanın, çarpışmanın, yaraların, madalyaların daniskasıyla dahi, "uygun her devlet memurunun hakkı birinci derece dördüncü kademe"den emekli olması yasak tek "personel"di. Bir süre önce, bu haksızlıgı düzeltmek üzere Meclis e gelen tasarı, Genelkurmay uyarısı ve iktidar oylarıyla reddedildiginde üzülenlerden biriydi. Başka "lider konumundaki personel"e layık görülen tazminatları asla hak etmemiş sayılan biriydi.

 

Yaşayan, emeklilik görebilen ve kahrolan binlercesi gibi.

 

Gördünüz, orada şehit düşmüş uzman erbaşlar ve uzman jandarmalar var. Profesyonel çavuşlar, onbaşılar. TV de emekli bir generalin, "Iki uzman çavuş mudur nedir, kayıpmış" dedigi ve tabuta girmesi pek mümkün ama orduevine girebilmesi imkânsız "kahramanlar".

 

Ölülerine (kalpten) saygıda kusur etmeyen sivil ve askeri erkân, onların kalbini ve canını azıcık onaracak bir kanun çıkaramadı bir türlü. Sürekli "ölmeye gönüllü" giden (şehit) uzman, sırf cesaretten mi orada, yoksa gerideki ailesine bir tutam daha katkı için mi?

 

"15 yılını doldurup ayrılmasına 8 ayı kalmıştı" deniyor bir başka şehit için.

Peki sonra?

 

Bu hükümet, bu Genelkurmay, bu medya; ölmeyip de 15 yılı doldursaydı ne olacagını bilmiyor mu?

 

Zaten, üniversite mezunu olarak bile özlük hakkı orta ögretim düzeyindeydi. Saglık muayenesinde "hasta" bulunursa işten atılacaktı. 45 inde ordudan çıkarılacaktı. Yaşı yetmedigi için emeklilik hak etmeyecekti. Kimsenin umurunda olmadan umutsuzca iş arayıp duracaktı.

 

Bana, "Herkese söylemiyorum ama size söylerim. Uzmanlıktan yaşımdan dolayı atıldım. şimdi otomobil yıkayarak geçim saglıyorum" diyen meslektaşı gibi.

?

Umur Talu bu yazısı ile eminim milyonlarca insanın duygularına tercüman olmuştur. Çünkü bu soruları sormak isteyip te soramayan o kadar çok insan var ki memlekette. Bunun dışında bir ayrıntı daha önceki gün Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Igsız bir basın toplantısı düzenleyerek "Mali yetersizlik yüzünden, karakolları taşıyamadık" diyor, dün Maliye Bakanlıgı bir açıklama yaparak geçen yıl Genelkurmay a 12 milyar 997 milyon YTL lik ödenek ayırdıgı, ancak bu paranın 1 milyar 277 milyon YTL lik kısmına hiç dokunulmadıgını  belirtiyor. Peki neden?

 

Hemen ardından bir başka haber ?Iyi bir karakol binasını 1 Milyon YTL"ye yaparız?. Benim matematigim biraz kötü 1 Milyar 277 Milyon YTL" ye kaç karakol yapılır ve içerisine de gönüllü ölmek isteyen kaç tane uzman çavuş mudur nedir görevlendirilir acaba??

 

Görüşmek Umuduyla.

Önceki ve Sonraki Yazılar