Öğretmenlik Meslek Kanunu

Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun tamamlanma aşamasına geldiğini beyan eden açıklamalar basında yer almaya başladı.

Ne acı ki öğretmenler; kendilerini ilgilendiren bu kanunun içeriğine dair en ufak bir malumat sahibi değiller. 

Yıllardır süregelen hatalar silsilesi ders alınmadan devam ediyor. 

Sahada fiili uygulayıcı olan öğretmenler yine karar sürecinde söz sahibi değiller.

Öğretmenler merak ediyor;

Meclise getirilmesi gereken meslek kanunu ile ilgili kimlerin fikirleri alındı?

Bütün eğitim sendikaları sürece dahil edildi mi?

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında var olan hakları muhafaza edilecek mi?

Öğretmenlerin özlük hakları, mali hakları, sosyal hakları ve çalışma koşulları iyileştirilecek mi?

Öğretmenlik; devlet memurları kanunu içinde herhangi bir memuriyet olarak değil profesyonel bir meslek olarak tanımlanacak mı?

Sözleşmeli-ücretli Öğretmenlik uygulaması kaldırılacak mı?

Kariyer basamakları belirlenecek mi?

Belirlendi ise kriterler neler?

Mülakatsız, puan üstünlüğüne bağlı atama yönetmenliği getirilecek mi?

Öğretmenin yaşam refahını arttıracak adımlar atılacak mı?

Öğretmeni eğitimin diğer bileşenlerine karşı güçlü kılacak bir mekanizma inşa edilecek mi?

3600 ek gösterge faaliyete geçecek mi?

Gereksiz kâğıt israfına sebebiyet veren bürokratik işler kaldırılacak mı? 

Eğitim ile ilgili alınacak kararlar da öğretmenlerin ağırlığını arttıracak 81 ilden belirlenecek öğretmenlerden oluşan “Öğretmen Danışma Kurulu” oluşturulacak mı?

Nöbet görevi vb. uygulamalar kaldırılıp öğretmenin asli sorumluluğu olan salt “öğretmenlik” görevini ifa etmesi sağlanacak mı?

Yüksek Lisans ve Doktora  yapan eğitimcilerin özlük haklarında somut iyileştirmeler yapılacak mı?

Milli Eğitim Müdürlüğü idare kademelerinde yer alanlara “Doktora”, okul idaresinde görev alanlara asgari “Yüksek Lisans” yapmış olmak şartı getirilecek mi?

Başarı belgeleri vb ödüllendirmeler de şeffaflık sağlanacak mı?

“Donanımı” ve “niteliği”yle ön plana çıkmış öğretmenleri teşvik edecek ve onlardan istifade edecek “Öğretmen Akademisi”  inşa edilecek mi?

Eğitim kurumu yöneticiliği profesyonel bir meslek haline getirilecek mi?

Farklı uygulamalara sebebiyet veren yoruma açık yönetmelikler revize edilecek mi?

Mobbing vb. motivasyonu düşüren uygulamalara karşı Öğretmenin itibarını, onurunu, koruma altına alacak adımlar atılacak mı?

Öğretmenler; kendileri hakkında hazırlanan kanunun muhtevasını; meclise sunulduktan sonra değil, sunulmadan önce öğrenmeli ve karar süreçlerinde söz sahibi olmalıdırlar.

Ziya Selçuk döneminde hazırlanan 1 Milyon Öğretmen 1 Milyon Fikir Projesi önemlidir.

Sunulan öneriler dikkate alındı mı bilinmiyor; fakat aşikâr olan hakikat;

“Öğretmen” sahada uygulayıcıdır.

“Öğretmenin” dikkate alınmadığı, ötelendiği, itibarının zedelendiği, özlük haklarının ihmal edildiği, eğitimin diğer bileşenlerine kurban edildiği, görüşlerinin alınmadığı hiçbir reform gayesine erişemeyecektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar