Jülide DEMİRTAŞ

Jülide DEMİRTAŞ

ÖĞRETMENDİR

Eskiler derler ki;

"Ağacı söküp köküne bakacaksın.”

İnsanı tanımak için geçmişinde kimler var, nereden gelip nereye gider bu yolcu zihniyetiyle bakmak gerekir ki; o insan hakkında bilgi sahibi olunabilsin. Geçmiş geçmişte kalır lakin izleri insanın üzerinde yer eder.

Memleketin nere, şehir kültürü de insanın üzerinde karakter oluşumunda etkilidir.

Atası, dayısı, sülalesi ile tanınır insan.

Hani deriz ya “bana arkadaşını söyle kim olduğunu söyleyeyim.”

Tam anlamıyla insanı çözebilir tanıyabilir miyiz? Fikir sahibi oluruz ama kati bir şey söylemek zordur. Çünkü insan duygu, düşünce, mantık, akıl, zekâ gibi güzelliklerle donatılmıştır. O nedenle tam manasıyla tanımak tabi ki bu çok zor derim. Şahsi fikrim insanlar olaylar ve insanlar karşısında değişiyor, verdiği tepki değişiyor.

***

Hiçbir şey sebepsiz değildir. İnsan çalışması ve azmiyle başarılı olur. Her güzel iş disiplin ve dikkatli çalışmanın ürünüdür. Düzenli ve sistemli çalışma insanı olduğu yerden yükseklere taşır. İstikrarlı bir çalışma, bazen başaracağım inadı, bazen de hırs yapmak. Hırstan yana değilim, çünkü hırs kötüyü de güzel gösterir. Yoluna çıkan her şeyi siler, yıkar.

Başarılı insanlara baktığımız zaman mutlaka düzenli bir çalışmayla bir emekle bir yere gelmiştir. Birden zirvede olanın bir ayağı her zaman sendeler. Hakedilmeyen bir başarı söz konusudur.

 Yaşamda en büyük şansı olanlar iyi bir öğretmene sahip olanlardır. Yol gösterici, tecrübeli, eğitmen, öğretmen, kılavuz, rehber, mihmandar, idol ne derseniz. Bu saydığım özelliklere sahip insanlar çevrelerine hep bir şeyler katarlar ve bu kattıkları her ne ise iyi yönde ve öğreticidir.

Tarihten günümüze kadar yetişmiş, filozof, matematikçiler, bilim adamları, ilim adamları bu öğrenme zincirinin halkaları ile birbirine bağlıdır. Bu silsile devam eder.

***

Fatih'in genç yaşta gerek ahlak, gerekse askeri alanda başarılı olmasının sebeblerinden biri , hocaları bakımından çok şanslı oluşudur. Aldığı iyi eğitim ve babasının bu anlamda ona destek vermesi yer yer şımartsa da, uygun davranışlarla çocukluk yaramazlıklarını en aza indirgemiştir.

 Öyle ki bildiğimiz hocası Akşemsettin' nin en iyi öğrencisiydi. Hatta ben padişah değil, sizinle kalmak istiyorum, sizin gibi olmak istiyorum der.Der ama hocası buna karşı çıkar. Eğer padişah olmasaydı Akşemsettin’ in en parlak öğrencisi olarak adı geçecek ve hoca olarak anılacaktı. Fakat Akşemsettin müsaade etmedi.

Aldığı dersler neticesinde kendini geliştirerek tarihe imzasını atar. Ve beklenen olur, çağ açıp çağ kapatır. İstanbul'u almak , Akşemsettin' le Fatih'e nasip olur. Onca almak isteyen insanlar arasından şanslı olan ve  bu becerilere layık,kendini geliştiren,azimli ve çalışkan  olan başarmıştır.

Gelgelelim ki Akşemsettin' in de ders alıp aydınlandığı bir hocası var. Hacı Bayram Veli'nin en gözde öğrencisidir. O kadar ki az zamanda bilgi ,ahlak ve edep olarak bayrağı en önde o taşır. Hiç kimseye diploma vermeyen Hacı Bayram Veli Akşemsettin’e verir. Diğer öğrenciler itiraz eder. Hacı Bayram Veli; bu Köse geldiğinden beri kendini derslere verip ezberleyerek en iyi olmayı haketti.Edebi ve öğrendiklerini uygulaması bakımından en önde o vardı. Bunun için verdim ,der.

Hacı Bayram Veli ise Somuncu Baba'nın öğrencisidir. Somuncu Babanın da öğretmeni babasıdır. Somuncu Baba dikkat çekmeyi sevmez, kalabalık ortamlarda bulunmak istemezdi. Anlatmadan geçemeyeceğim.

Somuncu Baba Bursa Ulucami’sinin açılışında padişah Yıldırım Beyazıt tarafından açılışında görevlendirilir. Görevini yerine getiren Somuncu Baba o günden sonra gören olmaz. Kalabalık ortamları sevmeyen Somuncu Baba Bursa dan ayrılır ve izini kaybettirir.

Fakat Hacı Bayram Veli onu her yerde arar ve nihayetinde bulur ve eteğinden ayrılmaz.

HİÇBİR BAŞARI EMEKSİZ OLMAZ.

Ne diyor uzmanlar---yeter ki insan istesin, aşılmayacak engel yok.---

Sağlıkla Varolun…

Önceki ve Sonraki Yazılar