Medeniyet Hamlesi

1 Kasım seçimleri sonuçlandı. Sonuç olarak ülkede bir mutluluk rüzgârı esti ve esmeye de devam ediyor.  

Bu rüzgârdan arta kalan meltemin devam etmesi için peki bundan sonra neler yapılmalı?

Öncelikle 1 Kasım seçimlerini MEDENİYET HAMLESİ olarak gördüğümü belirtmek isterim. İsterim ki bu hamle içi doldurulabilen büyük bir ova olsun. Seçimlerden önce ve seçimlerden sonra olarak betimleme yapacak olsam, iki kelime yeterli; bu millet sessiz ise bilin ki fırtına kopacaktır. 

Seçimden sonra araştırma şirketleri gördü ki sessizlik akıbeti hayr eyledi. Koyun yerine koyanlar anladılar ki asıl koyunların güvendikleri akıllardı. Biz millet olarak, rahatız ve iş başa düşmedikçe de yerimizden kalkmayı sevmeyiz. Kısa bir örnek; inadımızdan aç yatarız mutfağa gidip bir yumurta dahi kırmayız. Ama baktık olmuyor, yemeğin en güzelini de iki dakika da hazır ederiz. İşte bu seçimde sonuç; Türk milletinin ‘’hele gidip oyumu kullanayım’’ demesi sonucu ortaya çıktı. Milli ruh demek daha doğru olur.

Birde tabi ki memnunluk ile memnuniyetsizlik arasında kaldığım ‘’MUHALEFET’’ var. Böyle muhalefet dost başına. Her yerde muhalefet mutlaka olmalıdır, olmazsa zaten orada sorun vardır. İyi-kötü, ülke genelinde muhalefet var da çok şükür diyorum.

MEDENİYET HAMLESİ

İktidar partisi artık 13 yıllık halk tarafından verilen avansın yatırım değerlerini halk için ortaya koymak zorundadır. Ülke genelinde 3 büyük sorun sayar mısın diye sormuş olsam; büyük ihtimal şu üç madde gün yüzüne çıkardı…

1-Terör

2-Anayasa

3- Ekonomi

Bu üç maddenin ülke genelindeki gündemi ne kadar işgal ettiğini biliyoruz. Bu sorunları çözmek içinde bu zamana kadar Ak Partinin ne kadar emek verdiğini de unutmamak gereklidir. Ekonomimiz dışında iki sorunda bu ülke için aşılamamış bir duvar olarak hala durmakta. Anayasa değişikliği için bu zamana kadar Ak Parti yetersiz kalmış olabilir ya da muhalefet ile uzlaşma yoluna da gitmemiş olabilir.  Ama artık bu dönem bu anayasa mağduriyeti öyle ya da böyle tüm partiler bir araya gelerek bu işi halletmek zorundadır. Çünkü her dönem en büyük koz olarak Ak Parti tarafından kullanılmış seçim vaadidir. Bu dönem ise artık bu vaadin son dönüm noktasıdır.

Terör olayları 7 Haziran seçim sonrası alevlendirildi ama devletin kararlılığı ile amacına ulaşamadı. Bu seçimde halkın birçoğu da terör olaylarını bitir artık diyerek verdi Ak Partiye oyunu. Artık bu mesele ortadan kalkmalıdır. Çözüm sürecini kötüye kullananların hakkı bitmiştir. Kürt halkını temsil etmeyen sözde temsilciler de buna göre adımlarını atmak zorundadır. Tarihin kardeşliğini üç-beş basit oyuna yenemeyeceklerini anlamış olmaları gerekir. Selahaddin Eyyubi den günümüze, omuz omuza birlikte yaşayanlar kimsenin üç beş kelimesine kanmaz. İnananların kardeşliğini kimse bozamaz.

Tarihçi- Yazar Mehmet Işık bir sohbetin de‘’3 Türk’e 3 Kürt eklersen dünyaya hâkim olur, 3 Arap eklersen yeni bir medeniyet inşa edersin. Orta Doğu’nun kaderi budur’’ demişti.

Bu zamana kadar Osmanlı devletinin ordularının başına pek çok Kürt kökenli komutan gelmiştir. Askeri kanadın sorumluluğu yine kardeşlerimize teslim edilmiştir. İşte bu kardeşlik, bu güven asla yıkılmaz.

Ve biz Türkiye olarak bunların hepsinden kurtulup MEDENİYET HAMLESİ’ni iyi değerlendirmek istiyorsak; eğitim sistemimizin içini milli ve manevi değerlerimizle doldurmak zorundayız.

Öncelikle bir eğitim reformu şart. Millî ve manevi değerlerin ortaya çıkacağı bir eğitim sistemi ile tekrar birliktelik sağlanmalıdır. Tarihi yüzeysel olarak değil; tarihin getirdiği kardeşliği ortaya koyarak eğitim sistemi yeniden şekillenmek zorundadır. Bizler eğitim sistemimiz özünden kopartıldığı için bu gün anlaşamıyoruz. Eğer 13 yıllık avansı değerlendirip 2071’e taşınacaksa bu ülke bunun ilk ayağı en büyük yatırımı eğitim sistemi olmalıdır.  

Millî Eğitim Bakanlığı isminin ‘’ Millî’’ kısmının içeriği doldurulmalıdır. Kısaca yukarıda saydığımız üç maddenin ilk basamağı eğitimsizliktir.

Artık ‘’Öze Dönüş’’ başlatılmalı, Anadolu’nun birliği ve beraberliği için çalışmalar ve yatırımlar hız kazanmalıdır.

1 Kasım seçim sonucu Dünya’ya verilmiş bir cevaptır… Dünya mazlumları için bir umut ışığı, bir sancaktır.

Muhabbetle Kalın…

Önceki ve Sonraki Yazılar