MAşALLAHIMIZ VAR ?!

Partiler demokrasilerin vazgeçilmez unsurlarındandır. Böyle denilir devamlı, mutlaka bu demokrasilerin oldugu yerlerde böyledir. Partili sistemde yasal çerçevede kurulmuş partiler olmalı, devlet politikası dogrultusunda kendi iç tüzüklerine göre çalışmalıdırlar.

 

Buraya kadar tamam. Tamamda il ?ilçe-belde-mahalle temsilcilerine ne demeli bunlar ne işe yarar?

 

Partilerde milletvekilleri-belediye başkanları-il genel meclis üyeleri-belediye meclis üyeleri seçilip kamu yararına çalıştıkları için kamu hizmetlisi olarak algılanır.

 

Peki il yönetimi-kadın kolları-gençlik kolları mahalle temsilcileri-köy temsilcileri, bunlarla beraber ilçe ve kasaba yöneticilerini de katarsanız bilmem ne kadar eder.

 

Haydi saymaya çalışalım.

 

Il yönetim kurulu           30 + 30

Il kadın kolları               30 + 30

Gençlik kolları               30 +30

Mahalle temsilcileri

Kasaba yönetimi

Ilçeler  oh oh oh

 

Bunlara bir de partiler adına seçilip kamu görevi yapanları eklersek, evet evet anladım sizde benim gibi hesabı karıştırdınız. Bilmem bin kaç yüz küsur eder. Sivil toplum örgütlerini de buraya eklersek biraz daha matematik dersi almamız gerekir toplama yapabilmemiz için, bu iş beni aşar. Mehmet TAş bey hesap edebilir mi bilmem, o siyasilere biraz daha yakın.

 

Hatta bunlara yakın akraba-yakın dost-seçimlerde sponsor olarak masraf eden yatırımcılar, yüzlerce kişiye yemek veren-seçileceklerimiz yayan yürümesin diye altlarına son model cipleri tahsil edenleri de listeye ekleyelim yoksa kırılır bizi şikayet ederler ki o zaman vay halimize.

 

 Bunların hepsi birer?

 

Ilimizin mülki amirleridir.

 

Elbette sayın valim bu yazıyı okuyunca haklı olarak tepki koyacak bu ilin mülki amiri bir tane olur o da benim diyecektir. Valla ben bunu kabul ediyor dogruluguna şahit oluyorum. Kitaplarda da böyle diyor zaten. Ama gel gör ki işleyiş pek öyle degil.

 

Bunların var oluşunun demokrasiyle falan bir alakası da yok. Partiler teşkilatlardaki sayıyı tabana yayılma olarak görmekte, çok daha fazla kişiye görev vererek çok daha fazla kişiyi kendilerine baglarken, aynı oranda onların ulaşım alanın da geniş olacagını hesap etmektedir. Bu yolla daha fazla oy alınacagı hesap edilmektedir.

 

Günümüzde arayan herkesin Başbakan"a bile ulaşabildigini hesap edersek başı en ufak derde giren, özel iş takip edenlerin sistemi nasıl tıkadıklarını görürüz.

 

Teşkilatların yapması gerekenleri tartışırken neler yaptıklarını hangi işleri takip ettiklerini göz önüne serersek onların nasıl kendilerini mülki amir sıfatında gördüklerini kolay bir şekilde gözlemleriz.

 

Güzel ecdadımız boşuna dememiş, horozu çok olan köyün sabahı geç olur diye?

Önceki ve Sonraki Yazılar