Dr. Mustafa Coşkun Kale

Dr. Mustafa Coşkun Kale

Maaş ve Ücretler Ne Zaman "Himmet" Olmaktan Çıkacak ?

Temmuz ayı yaklaşırken, asgari ücretliye, memura, işçiye, bağkur ve bunların emeklilerine verilecek yılın ikinci altı ayı ücret artışları kamuoyunun gündemine iyice oturdu.

Yok efendim yıllık enflasyon şuydu,  4 temmuzda da haziran enflasyonu da açıklandığın da çalışan ve emeklilerin temmuz zamları netleşecekmiş falan filan. Acır, kızar, kafa sallar bazen de güler geçerim tüm bu laflara.

Hâ bir de şu sıkca söylenir oldu, fâlancanın "himmetleriyle" bu tabir yani himmet sözcüğü zaten herkes gibi beni de sinir bozucu bir hale sokar hep.

Himmet; "kayırma" ve "yardım" demektir. Demokratik hiç bir ülkede çalışan ve emeklileri için, hiç bir kimsenin cüret edip de kullanamayacağı bir sözcüktür bu. 

Ne demek onur kırıcı himmet lafı ? Ücretler de iyileştirme yapmak, bu kesimler için bir "hak" tır, insan hakkı olduğu gibi Anayasal da bir haktır.

Demokrasi denilen yönetim şekli, bir kurallar sistemidir. Kimin ne yapacağı nasıl yapılacağı meşru hükümler çerçesinde ayna gibi açık ve bellidir. Dolayısıyla ücretlerin artışı veya iyileştirilmesinde takip edilecek yol ve yöntemlerde bellidir.

12 Eylül 1980 darbesiyle hak arayan sendikaların boyunlarını kırdıktan sonra; çalışan ve emekliler için elimizde kalan tek malzeme, enflasyon kadar zam artı büyümeden alınacak pay.

Ee ! Devlet İstatistik Kurumu'nun açıkladığı % 73.5 enflasyona hemen her kesimin ayyuka çıkan itirazlarına rağmen, doğru olduğunu kabul etsek bile; 

2022 ilk altı ayı için verilen zam % 30.5 idi. Geriye kaldı mı % 43, Temmuz ayı için baz alınması gereken enflasyon zammı minimum yani en az % 43 olması gerekir bu bir.

İkincisi, işçi memur ve emeklilerin son üç yılda Milli Gelir'den aldığı pay % 6' dan fazla kesilmiştir, verilmemiştir. Bu kesimler sanki bu ülkenin üreteni değilmiş gibi üvey evlat muamelesi görerek, hakkı olan paylar ki ortalama aylık 2000 liranın üstünde, bunlardan yani işçi, memur ve emeklilerden alınarak sermaye kesimlerine haksızca devredilmiştir.

Demem odur ki; Temmuz 2022'de işçi, memur ve tüm emeklilere en azından; 
% 43+ % 6= % 49'luk bir zam, ne bir himmet, ne bir lutuf nede bir ulufedir. Milyonlarca insanın düpedüz hakkıdır.

Onun için, 3 haneli enflasyona koşacağı söylenen Ülkem de, en azından verilmesi elzem olan bu % 49'luk zam için kimsecikler çıkıp da, boşuna "himmetleriyle" yok efendim "direktifleriyle" diyerek ağızlarını alıştırıp da demeye çalışmasın.

Hem babam, biz Allah'a "kul" bu güzel Türkiye Cumhuriyeti'ne de "vatandaş" olmaya söz vermişiz.

Himmet lafı da nerden çıktıysa;
Biz vatandaşız, vatandaş ! 
Himmet yok Hak var Hak !

Himmetler, ulufeler, bahşişler demokratik ülkelerde değil, ancak krallıklar da, sultanlıklar da geri kalmış ülkelerde olur.

Önceki ve Sonraki Yazılar