KONYA MUTFAĞI

Konya, Anadolu Mutfağı’nın merkezidir.

Dünyada bilinen ilk yerleşim, ilk şehirleşme ve ilk hayvan evcilleştirmenin görüldüğü Çatalhöyük’ten beri, çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapan Konya’nın mutfağında da bu tarihi mirası görmekteyiz.

Türklerin Anadolu’yu fethettikten sonraki ilk büyük devleti Anadolu Selçuklu Devleti; bu devletin başkenti ise, iki yüzyıl süresince Konya olmuştur.

Konya, Osmanlı İmparatorluğu’na ve Evlad-ı Fatihan’ın gittiği Bosna-Hersek, Bulgaristan, Makedonya ve Yunanistan gibi Balkan ülkelerine idari, askeri ve bilim mirası kadar 

mutfak mirasını da yanında taşımıştır.   

Konya Mutfağı, Selçuklu saraylarında gelişen; Mevlevi adap ve erkânıyla yoğrulan muhteşem bir oluşumdur.

13. yüzyıldan günümüze koyduğu kurallarla klasik özellikler taşıyan ve hatta Klasik Türk Mutfağı’nın dayandığı ana köklerden birini oluşturan Konya Mutfağı bu nedenle Türk Halk Mutfağı’nın dışında tutulması gereken bir mutfaktır.

Konya Mutfağı, mutfak mimarisi, araç gereçleri, yemek çeşitleri, pişirme yöntemleri, sofra düzenleri, servis usulleri, kış için hazırlanan yiyecekleriyle kendine özgü bir mutfak ve bu mutfakla ilgili inanılmaz zenginlikte bir mutfak kültürü oluşturmuştur.

Selçuklu saraylarında altın tepsi ve sahanlarda yemeklerin Oğuz resmine uygun düzenlendiği; mutfakla ilgili ilk ekipleşmenin Mevlevi Mutfağı’nda başladığı, dünyada adına anıt mezar yaptırılan ilk aşçıbaşının Konya’da bulunduğunu söylemek, Konya Mutfağı’nın ihtişamını belirtmeye yetecektir.

Üç Nefis Yiyecek

Fırın kebabı, etli ekmek ve peynirli pide, Konya Mutfağı’nı temsil etmektedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar