Kaynak, Ünal, Güvenç ve Pozitif Ayrımcılık

“Siyasetçi” vardır; insanı siyasetten, tuttuğu partiden, hatta hayattan soğutur!

Hareketleri yapmacık; itici mi iticidir… Televizyona çıksa insanlar kanal değiştirir!

Hasbelkader gelmiştir oturduğu koltuğa... Ya da sıvışmıştır “ara”dan. Uğraşsa da koltuğu dolduramaz, “günü” kurtarır. Çünkü en az beş on numara büyüktür o koltuk!  Çoğu zaman da tek kullanımlıktır. Koltuğunu bıraktığı gün çevresinde kimse kalmaz. Bir daha da adını anan olmaz.

***

“Siyasetçi” vardır, partisine, çevresine, şehrine değer katar...

Memleketinin kaderini değiştirmek için uğraşır. İdealinde bir yere gelmek olsa da şehrini de yanında taşır, kendisiyle birlikte yüceltir.

“Günü kurtarmak” değildir derdi. Bir sonraki seçimi düşünüp tribünlere oynamaz. “Eser” bırakmak için uğraşır… Vatandaşları, gittiği her yerde onunla gurur duyarlar. Her konuştuğu “yer” eder belleklerde. Koltuk-makam değiştirse de“ederi”, ağırlığı değişmez. Etrafında dalkavuklar pervane olsa da itibar etmez!

Kim samimi, kim taklacı; kim tarlacı, kim “dava insanı” bilir…

***

Şimdi;

Yukarıdaki ilk paragrafa, yani “negatif” tanıma kimler uyar, kimin kalıbı “cuk” diye oturur, hafızalarınızda zaten çoktan canlanmıştır!

Bakın ben “şunlar uyar” demeden siz anladınız. Az değilsiniz… ;)

Lakin benim derdim ikinci paragrafla... Daha doğrusu “pozitif” tanıma uyan, Kahramanmaraşlı üç isimle…

***

Veysi Kaynak, Mahir Ünal ve Celalettin Güvenç…

Sadece Kahramanmaraş’ın değil, Türkiye’nin de önemli isimleri. Her gün en az biri, bazen aynı gün ikisi-üçü birden ulusal kanallarda canlı yayınlarda programlara çıkıyorlar. Bir yandan birbirinden önemli açıklamalarla siyasete ve ülkeye yön verirken, bir yandan da Maraş’ın tanıtımına katkıda bulunuyorlar. 

Örneğin Mahir Ünal’ın; Habertürk Televizyonu’nda katıldığı canlı yayınlanan bir programda “Kahramanmaraş” ismini beş altı telaffuz ettiğine şahit oldum.

Hatırlarsınız! Bakanlığı döneminde katıldığı canlı yayınları Maraş’ın tarihi ve turistik yerlerinden yaptırırdı.

Keşke Turizm Bakanı olarak kalsaydı. Ama inşallah ilerde önemli görevlerde bulunacaktır. Mahir Ünal gibi insanlar bu şehre de bu ülkeye de lazım!

Bakın, yaklaşık bir hafta önce hizmete başlayan Elbistan Devlet Hastanesi “Bir Mahir Ünal eseri”.

Çoğu şehirde bile yok…

***

Veysi Kaynak!

Sakin, kararlı ve tavizsiz duruşu ile örnek bir insan. Belki de siyasette “pes etmemenin ve sabır göstermenin sonucunda hedefe ulaşma”nın tek ismi.

Maraş’ın gururu, umudu!

“Umudu”çünkü; Maraş tarihinde siyasetin zirvesine çıkmış bir isim. “Güç ve yetki” O’nda…   Mevcut yatırımların hızlanması ve yeni yatırımlar gelmesi için gayret ettiğini biliyoruz.

***

Celalettin Güvenç…

Mecliste temsil ettiği makamın önemini bir tarafa bırakalım. Televizyon kanallarının en çok aranan isimlerinden...

Bilgisi, birikimi, duruşu ve kendine has üslubu ile sevilen bir isim. İknâ kaabiliyeti yüksek! Derin bir devlet adamlığı bilgisine eklenen siyasi tecrübe ile önü açık…

***

Diğer milletvekillerimiz de elbette memleketimiz için bir takım çalışmalar yapıyorlardır. Ama “lider” olmak, “lokomotif” olmak apayrı bir şey…

O da her insana nasip olmaz. Daha doğrusu herkes beceremez!

Kahramanmaraş olarak, turizm başta olmak üzere bazı yatırımlarda “emsallerimiz”e göre gerideyiz. Bunu söylemek Amerika’nın yeniden keşfi değil! Öyleyse merkezi hükümetin yatırımlarından faydalanmak için pozitif ayrımcılığa ihtiyacımız var. Bunun yolu da güçlü siyasetçilerden geçer.

Ve o “güçlü siyasetçiler” bizde var.

Hoşçakalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar