“KADINLARIMIZ” HAYATIMIZIN GERÇEKLERİ

“Cennet anaların ayakları altındadır” diyen yüce bir dinin inanıcıları olarak bizler, kimi anlık davranışımızla cahiliye dönemini aratmıyoruz.

Peygamberimizin Veda Hutbesinde; “Ey insanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah'ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah'ın emriyle helal kıldınız. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınların da sizin üzerinizde hakkı vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınızı; yatağınızı hiç kimseye çiğnetmemeleri, hoşlanmadığınız kimseleri izniniz olmadıkça evlerinize almamalarıdır. Eğer gelmesine müsaade etmediğiniz bir kimseyi evinize alırlarsa, Allah, size onları yataklarında yalnız bırakmanıza ve daha olmazsa hafifçe dövüp sakındırmanıza izin vermiştir. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, meşru örf ve âdete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.”

Ya şimdi?

Allah’ın bize emanet olarak verildiği kadınlarımıza biz nasıl davranıyoruz?

Kusura bakmayınız. İstisnalar kaideyi bozmaz. Genel itibari ile kadınlarımıza gerekeni yapmadığımız gibi bir sömürü aracı, bir meta, en hafif bir deyimle, onlara gücümüzü göstererek daya atmayı bir marifet sayıyoruz.

Oysa emanet karşılıklıdır. O size her şeyini verirken biz verdiğimiz birkaç lokma ekmeği ve hırkayı çok gördük.

Rahmetli annem bana şunu her zaman söylerdi.

-Oğlum, seni hiç abdestsiz emzirmedim

Ağladığımda, acıktığımda onca işinin arasında beni emzirmek için abdest tazeleyen bir ana şefkatinden bahsediyoruz.

Şüphesiz birçoğumuzun anaları da aynı hassasiyeti göstermiştir. Allah bütün analardan, eşlerimizden, kız çocuklarımızdan razı olsun.

Bizler bir insan için dua ettiğimizde o insan duaya layık ise yerine ulaşır yoksa da yerine ulaşmaz. Bize düşen görev, hakka yürümüşler için güzel bir üslup ve ifade kullanmamızdır. Çünkü dinimiz bunu emrediyor.

**

Günümüzde kadın cinayetleri, kadına yapılan taciz, kadına yapılan zorbalık her şeyden önce biz Müslümanlara yakışan bir davranış değildir.

Yüreğimden geçen, kadın cinayeti işleyenlere, küçük çocuklara cinsel taciz yapanlara ve vatan hainlerine idam cezasının getirilmesidir.

ABD’de idam vardır. Oysa ABD demokrasisi en gelişmiş ülke değil mi? Orada idam cezası var ise bizde neden kaldırıldı? AB’ye gireceğiz diye bu milletin geleceğini karartmaya kimin hakkı var?

Geçtiğimiz yıl yani 2017 yılında bu güzel ülkemde 409 kadın cinayete kurban gitti.

Yine güzel ülkemde 2017 yılında 387 çocuk cinsel istismara uğradı.

Bu durumdan ben utanıyorum. Yoksa siz utanmıyor musunuz?

8 Mart dünya kadınlar gününü kutluyoruz.

Kadın cinayetlerinin arttığı, çocuklara cinsel tacizin arttığı bir Türkiye’den bahsediyoruz.

Beyler, bana ne demeyeniz.

Hele de çocuk tacizcilerine hiç acımayınız. Sesiniz gür çıksın. Küçücük bedenlere bu alçaklığı yapanlara merhamet göstermeyelim.

Savunmasız kadınları ve çocukları Allah’tan korkmadan tecavüz edip sonra da öldüren alçaklar hak ettikleri idam cezalarına çarptırılmalıdır.

Kısacası TÜRKİYE’DE İDAM YENİDEN GETİRİLMELİDİR.

Kadınlar günü kutlu olsun diyemiyorum. Çünkü kadının adı yok!...

 

Önceki ve Sonraki Yazılar