1. YAZARLAR

  2. Mesut Bilal Buğday

  3.  İZMİR İZLENİMLERİ, REKLAM VE TANITIM
Mesut Bilal Buğday

Mesut Bilal Buğday

Yazarın Tüm Yazıları >

 İZMİR İZLENİMLERİ, REKLAM VE TANITIM

Genç girişimci irfan Barış Gülçin tarafından organize edilen Kahramanmaraş tanıtım günleri, dört gün sürdü. Programa Kahramanmaraşlı yerel sanatçılar Avniye ve Ümit Palta renk kattılar.

 Kahramanmaraş’tan tanıtım günlerine katılan firmaların az olması sebebi ile Programı düzenleyen kardeşimizde, Anadolu’nun çeşitli illerinden gelen firmalara yer verdi. Bu sebepten Kahramanmaraş tanıtım günleri birazda Anadolu tanıtım günlerine döndü.
Bizde, organizasyonu takip etmek ve organizeye dair yaşananları aktarmak için oradaydık.

Tanıtım günlerinin soğuk bir zamana denk gelmesi, birazda organizasyonun yapıldığı bölgenin yanlış seçilmesi ilginin az olmasına sebep oldu.

 Kahramanmaraşlı, geleneksel tanıtım ve pazarlama anlayışına sahip olduğu için, tanıtım gibi organizasyonlarda pek yer almak istemiyor.

Kahramanmaraşlı, Hemşeri satış sistemine sahip olduğu için, dış piyasaya pek açılamıyor. Reklam ve tanıtımları masraf olarak görüyorlar. Bu yüzden pek marka ürün çıkmıyor. Daha çok fason üretim yapılıyor.

                                                               O0O

İzmir’de Kahramanmaraş tanıtım günlerinden arta kalan zamanlarda birçok İzmirli ile hoş sohbetler yaptım. Çıkardığım sonucu önyargısız olarak aşağıda sıraladım.

-Öz güvenlerine hayran kaldım:

 Bir işi yaparken “birileri bizi dışlar mı? Bizi garip karşılarlar mı? ” diye bakmıyorlar. Anın tadını çıkarıyorlar.

-Sorduğunuz adresi net tarif eden yer:

İzmir’i tek başıma gezdiğim zamanlarda, başka şehirlerde yaptığım gibi sorarak aradığım yerlere ulaştım. Her sorduğum kişi, adresi çok güzel tarif ettiği için, gideceğim yere çok çabuk ulaştım.

(Navigasyon cihazı ile gezebilirdim ama cihazların yol göstericiliğini sevmiyorum. Sormayı, bilgi almayı, insanları tanımayı seviyorum.

-Farklı görüşlere tahammül üst seviyede:

 Farklı görüşlere tahammül üst seviyede olduğu için, kolayca eleştirebiliyorsunuz. Farklı düşündüğünüzü, kendinin düşüncesine muhalif olduğunuzu belirtseniz bile, bir ağız dalaşı ve kavga çıkmıyor. Bu durumu gayet saygılı ve medeni bir şekilde karşılıyorlar.

-Irk üzerinden tanımlama daha az:

Birçok kavganın çıkış sebeplerinden biri de ırksal tanımlamalardır. Bir insan, diğer bir insana karşı “Bir Türk dünyaya bedeldir” gibi ifadelerle üstünlük kuramaz. Kurmamalıdır. Çünkü hiç kimse ırkını kendi seçemez.

 İzmirli bir grup arkadaşla otururken, ırksal tanımlamaların yanlışlığından bahsettim ve onların da bu durumdan rahatsız olduğunu gördüm. Meselenin insanın yüreğine dokunmak olduğuna ve insanlarla konuşarak birçok problemin çözüldüğüne şahit oldum.

-Bağnaz ve dediğim dedik tavrı yok:

Genelde yapılan yanlışlardan biri de “ille de benim yaptığım doğrudur” anlayışıdır. İzmir’de konuştuğum arkadaşlar, yanlış yaptığında gayet medenice “yanlış yaptım” diyebildi. Bu tavrı çok az gördüğüm için çok hoşuma gitti.

-Hakkını aramasını bilen, tevazuda ölçülü:

En büyük hatalarımızdan biri de, çoğu zaman hakkımızı aramamak ve Allaha havale etmektir. Oysa Allah bizden hakkın aranmasını ister.

Sırf hesap sormadığımız ve hakkımızı aramadığımız için, kişinin başkalarına da zarar vermesine sebebiyet veriyoruz.

İzmir’de tanıştığım arkadaşlar, hakkını arayan ve ölçülü tevazu gösteren kişilerdi.

-Gevur İzmir tanımlaması yapanlar kul hakkı yer:

  Bir bölgenin insanına, gevur gibi tanımlamaları doğru ve ahlaki bulmam. Ecdat ne güzel söylemiş: “para ile imanın kimde olduğu belli olmaz”

 Kendine muhalif olan kişiye; gevur, terörist gibi ifadeler kullanmak günaha kapı aralar.

NOT: Değerlendirmeler geneldir. Her yerin iyisi de kötüsü de çıkar.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar