Gülsemin Uğur Kurt

Gülsemin Uğur Kurt

HÛŞ DER-DEM

Hûş der-dem,her nefes alış verişte uyanık olmak,gaflette olmamak...

Zaman,üzerimizdeki Allah’ın büyük nimetlerinden biridir. Ölçüsüzlükler içerisinde geçirilen,heba edilen zamanların suçlusu akıp giden zaman değil ,o zamanı hoyratça,anlamsızca tüketen bizleriz.

Günümüzü tarif edecek olsam baş döndüren bir hız ve aynı hızla geçen zaman derdim. O kadar hızlı yaşıyoruz,o kadar yoğun uyaranlarla çevrilmişiz ki,ne durup kendimizi gözden geçirmeye,ne de etrafımızda olup bitenleri anlamaya vakit bulamıyoruz.

Yaşadığımız bu süreç bizi yavaşlattı zorunlu olarak. Ne yapacağımızı şaşırdık. Boşluğa düştük. O kadar alışmışız ki bizi kendimize ve çevremize kör eden hız kültürüne. İçimize dönmek,etrafta olup bitenlerin farkına varmak bizi korkuttu. Fiziksel olarak yavaşladık ama zihinlerimizi hala anlamsız şeylerle meşgul ediyoruz. Saatlerce televizyon,telefon başından ayrılmıyoruz. Eee napayım başka yapacak bir şey mi var? diyerek içimizde bir yerde bizi rahatsız eden sesi susturmaya çalışıyoruz.

Zaman geçiyor...

Rabbimiz Kur’an’da değişik zaman dilimlerine yemin ederek zamanın önemine dikkat çekiyor.

(Ve’l-asr,ve’l-leyl,ve’s-subh,ve’d-duha gibi) Bu yeminler zamanın önemini gösteren ilahi uyarılardır bize.Geçip giden zamanın telafisi yok,geriye dönemiyoruz. Durup kendimize bir sormamız gerekiyor.

-Neden varım?Bu dünyada varlığımın ne tür bir amacı olabilir?

-Zamanımı nerelerde harcıyorum?Onu daha verimli nasıl kullanabilirim?

-Kimlerle,hangi ortamda,hangi muhabbetler içindeyim?

-Zamanının içinde harcanmadan nasıl var olabilirim? Nasıl anlamlı bir hayat sürebilirim?

Bu soruları kendimize soralım. Bu sorulardan kaçmayalım,yüzleşelim ki,zamanın kıymetini bilenlerden,onu hakkıyla değerlendirenlerden olalım. Her nefesin farkında olanlardan,malayani ile vakti öldürmeyenlerden olalım.

Bulunduğumuz her an,hayatı ışıklandırmak için bir fırsattır der üstad Kemal Sayar.

Ve şöyle devam eder;Nerede olursak olalım,daima bir yerdeyiz. Huzurda.O’nun huzurunda. El-Basir olan Rabbimiz bizi görüyor. El-Habir olan Rabbimiz bizden haberdar. Rabbimiz Hüsn-ü mutlaktır yani mutlak güzel. Güzellik insanın ruhuna işlenmiştir ezelden. Güzellik insanın içinde uyanmak isteyen bir hatıradır.

Zamanın içinde yaşıyoruz ama zamanın ötesine aidiz. İbadet,hatırlayış,iyilik zamanı dönüştürür. Ezel ve ebed arasında bir salıncaktayız ve vakti bereketlendirerek,onu hayra tabi kılarak içimizde uyanmak isteyen güzelliği uyandırıyoruz. Bedenin kıbleye yönelmesi gibi ruhumuzda ,iyiliğe yönelince anlamlı bir hayat başlamış oluyor.

İçimizde gidilmemiş yerlerin,harekete geçirilmemiş bir iyiliğin borcu saklı duruyor.

Hadi borcumuzu ödemeye ,iyiliğe hizmet etmeye var mısınız?

Zamanın kıymetini bilmeye,zamanı anlamlandırmaya var mısınız?

Ruhumuza üflenen güzelliği ortaya çıkarmaya var mısınız?

Sabah uyandığınız andan itibaren hayatı bereketlendirmeye var mısınız?

Harcamadan ve harcanmadan vaktinizin bereketi bol olsun.

Sevgilerimle....

@pskdangulseminugurkurt

 

Önceki ve Sonraki Yazılar