Herkesi dinliyorlar!

CHP Genel Sekreteri Önder Sav cep telefonunu açık unutunca bunu ?gizli dinleme? gibi göstererek kamuoyunu yanıltmış ve hepimizde ?Bizi dinliyorlar? paranoyası oldugu için hepimiz ayaga kalkmıştık.

CHP"nin bu balonu patladı ama kamuoyunda ?Hepimizi dinliyorlar, 70 milyonu izliyorlar? korkusu, kuşkusu devam etti.

Evvela ?dinleme? ve ?izleme? arasındaki teknik farkın ihmal edilmesi ?Herkesi dinliyorlar? paranoyasını büsbütün körükledi.

Ikincisi, CHP"nin ?AKP devleti röntgenci yaptı? gibi açıklamaları, ?irtica? ve ?gizli dinleme? korkularının birbirini körüklemesine yol açtı.

Böylece, teknik ve hukuki verilerle tartışılması ve çözüm aranması gereken ciddi bir ?istihbarat? ve ?özgürlük? sorunu soyut korkuların, kaba önyargıların konusu oldu.

Halbuki devletin terör ve adi suç şebekelerine karşı ?istihbarat? toplaması ihtiyacı ile bireyin ?haberleşmenin gizliligi? hürriyeti arasında dikkatli bir denge kurulmasını gerektiren karmaşık bir sorunla karşı karşıyayız.

 

Teknik ayrıntı

 

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım Meclis"te anlattı: Telefonlarımızın gizlice ?dinlenmesi? başkadır...

Kimin kiminle ne zaman, ne sıklıkla telefon görüşmesi yaptıgına dair ?sinyal bilgilerinin izlenmesi? başkadır; tıpkı telefon faturalarındaki kayıtlar gibi...

Terörist başı Öcalan da Kenya"da kullandıgı cep telefonunun sinyalinden tespit edilmemiş miydi?!

?Sinyal izleme? türü takiplerde telefon konuşmalarının içerigi dinlenmiyor, sadece telefonlaşma hareketleri izleniyor. Suçları aydınlatmak için bu gerekli görülüyor.

?Teknik izleme?, evet, Dink cinayetini önlemedi, Malatya faciasını, Rahip Santoro cinayetini de önlemedi. Ama neleri önledigini bilmedigimiz gibi, bu cinayetlerin aydınlatılmasında önemli katkısının oldugunu da Bakan ifade etti.

Günde 185 milyon defa telefon konuşması yapılan Türkiye"de ?herkesi? izlemek, hele de dinlemek maddeten imkânsız!

 

Ama artık ?sinyal izleme?nin uydulardan yapılabildigi bir çagda, suç hareketlerine karşı güvenlik makamları bu istihbarat metodundan da vazgeçemez!

Sorun bu istihbarat metodu ile bireyin haberleşme özgürlügü arasındaki dengeyi dogru kurabilmektir.

 

Sorun nerede?

 

Türkiye"de ?dinleme? ve ?izleme? konusundaki hukuki düzenlemeler çagdaş düzeydedir, şartları bellidir ve hâkim kararına baglıdır.

Burada sorun, güvenlik güçlerinin geniş kesimlere ?suçlu adayı? gibi bakması ile, mahkemelerin bireysel özgürlükler konusunda gereken titizligi göstermeden çok geniş kapsamlı ?izleme? taleplerini kolayca kabul etmesidir. Öyle ki, Telekomünikasyon Iletişim Başkanlıgı, böyle bir toplu ?izleme? kararını hukuka aykırı bularak bir üst mahkemeye itiraz etmiş ama itirazını mahkeme reddetmiştir!

Idare yargıdan daha duyarlı!

?Hepimizi dinliyorlar? paranoyası kadar ?Herkes suçlu adayı? paranoyası da yanlıştır. Çözüm hukuki ve teknik verilerle aranmalıdır. Bu açıdan iki hususu vurgulamak isterim:

l Mahkemelerin güvenlik ve özgürlük dengesi konusunda daha özenli olması...

 

l Eski MIT Müsteşarı Sayın Sönmez Köksal"ın yıllardan beri uyardıgı gibi, yasal ve yasadışı ?elektronik hareketlilikler?i tespit edecek bir "elektronik koruma çatısı"nın kurulması gerekiyor.(Milliyet)

Önceki ve Sonraki Yazılar