Hediyeleri Kim Seçti

Kütüphaneler Haftasında Necip Fazıl Kültür Merkezinde bir program düzenlendi. Öğrenciler, öğretmenleri ile birlikte salonu doldurdular. En çok kitap okuyan öğrenciye de bir adet bisiklet hediye edildi. Buraya kadar her şey normal gibi oluşsa da bisiklet verilemeden önce verilen hediyeler tam bir fiyasko çıktı. Fiyasko çıktı demeyelim haydi; ilk hediyelerini alan öğrenciler hediyeyi aldıktan sonra taşımakta güçlük çektiler. Merak etmişlerdir öğrenciler haliyle bu kadar ağır olan bu paketin içinde ne var diyerek. Sonra ikinci olanlar sonra da birinci olanlar hediyelerini aldılar. Salondan bir ses acaba hediyeler nedir diye sorunca gerçek ortaya çıktı. 3. Olup ilk sırada hediyeyi alan öğrencilere barfiks aleti verilmişti. İkinci olanlara monopoli oyunu, Birinci olanlara harddisk ve en çok kitap okuyan gence de bir bisiklet hediye edildi.

Vali bey hediyeleri takdim ederken, merak etmiş olmalı ki öğrencilere bu ağır gelen hediyeyi duyduğunda ‘’yok artık’’ der gibi bir bakış attı.  Tabi ki bu bakışın sahip yönü İl Kültür ve Turizm Müdürü Seydihan Küçükdağlı oldu. Daha fazla yorum yapmak istemiyorum, fazlasını da sizlere bırakıyorum. Bu arada barfiks aletinin hediye edildiği kız örgenci kardeşimizde büyük bir hayal kırıklığı yaşamış olmalı.

Okumanın karşılığında ki hediye böyle olunca sanırım hayal kırıklığı da bir hayli fazla olmuştur. Ben isterdim ki, öğrenciler sabah evlerinden alınsın, güzel bir kahvaltı eşliğinde onlarla sohbet edilsin, kitaplar hediye edilsin. Ve sorsunlar; ‘’Ne istersiniz?’’ diye.

Yapılanlar ve hediyeler haliyle yüzeysel olduğu için yapılan organizasyon da kötü bir anı olarak aklımda kaldı. Kaç yıl sonra bilmem ama yine bu anımı bir yerde mutlaka paylaşacağım. ‘’Öğrencilere barfiks aleti hediye ettiler, hem de kütüphaneler haftasında ve hediye edilen örgenciler de ilköğretim öğrencileriydi…’’ diyerek.

Sayın Valim, tüm sevecenliği ile öğrencilerle tek tek ilgilenip, yazar ve şair konuklara da karanfilleri örgencilerin vermesini sağladı. Buda ayrı bir güzellikti, öğrenciler açısından. Valimiz, bu şehir için belki de gelmiş geçmiş en iyi valilerden bir tanesidir. İstiklal Marşını okurken her program da dikkat ediyorum, öyle yürekten öyle içten okuyor. Protokol de olan diğerlerinin sesi çıkmıyor.

İmran Kılıç İnce İnce söyledi

Hafta sonu Osmaniye de Andırınlılar Derneğinin düzenlemiş olduğu ‘’Tirşik Günü’ne’’ katıldık. Osmaniye’nin yarısı Kahramanmaraşlı sanırım. Andırınlılar Derneği Tirşik Gününe Cevdet Alperen Hocam, Andırınlılar Dernek Başkanı Ahmet Kolutek Ağabeyim ve Milletvekilimiz İmran Kılıç Hocam ile gittik. Konuşmalar başladı. Osmaniye Belediye Başkanı; ‘’Benim annem Andırınlıdır. Andırın’ın Osmaniye’ye katılması için elimden geleni yapacağım ve başaracağım inşallah’’ demesiyle bir soğuk rüzğar esti yüzüme. Milletvekilimiz İmran Kılıç bey, konuşmasına önce güzel sözlerle başlarken, yapılan ve yapılacak yatırımlar ile birlikte ‘’ANDIRIN’I sekiz koldan sardık. Andırını kimseye vermeyiz.’’dedi. Canı yürekten ellerimi kaldırıp alkışladım. Buda yetmedi, Andırının köylerini sayınca hocam; ‘’Biz Andırını iyi biliriz’’ diyerek alanı dolduran halka ‘’Bakın buradayız’’ dedi.

Gururlanmak da haklıyım. Milletvekilimiz İmran Kılıç Beye de teşekkür ettim ayrıca ve birde buradan ‘’Sayın Vekilim, canı gönülden teşekkür ederim’’ diyorum.

Ah benim bahtı kara Maraş’ım her şeyin varda şu koltuklarda oturup boş oturanlar senin en büyük düşmanın.

Muhabbetle Kalın…    

Önceki ve Sonraki Yazılar