Hay’ra  evet

 İşimiz gücümüz yokmuş gibi şimdide evet hayır yarışı başladı. Bu memleket ne zaman bu ve benzeri patinajlardan kurtularak evrensel doğrular düzlüğüne çıkacak? Allah aşkına bilen varsa yorumlasın.

  Kelime oyunları ile karışık olan kafaları daha da karıştıracak değilim elbette. Önümüze yine sandık geliyor şükür. Millet  yine hakem olacak. Yerinde ve zamanında düdüğünü  öttürerek  istikametimizi düzeltecek.

  Milletin sesinin soluğunun beş para etmediği yılları iyi bilenlerdenim. Yaşayarak şaşkınlık içerisinde takip ettiğimiz kara günlerde yaşatılan zulümden nasip de almışlığım var. Olsun. O günler geçti şükür. Önümüz aydınlık. Daha da aydınlık olması için de yine bir fırsatımız oldu.

  16 Nisan da  önümüze konacak  sandıklara özgür iradelerimizle giderek  reylerimizi kullanacağız. 82 cunta anayasasının oylandığı dönemde değiliz şükür . O oylamada  bir nevi  açık oy  gizli tasnif yapılmıştı.

 82 yılı  kasım ayında  halkımıza  zorla dayatılan  anayasa oylamasında tüm baskı ve yıldırmalara rağmen  kullandığım hayır oyumun bedelini  fazlası ile ödedim. Şimdi hiçbir baskı altında olmadan ülkemin geleceğinin hay’rına oyumu EVET olarak kullanacağım.

  Şifahi bir toplumuz. Okumayı yazmayı  pek sevmiyoruz . Dolduruşa getirilme hızımızda dünya ortalamasının üstünde. Hal böyle olunca zekası yüksek aklı kıt kimseler içimizde cirit atarak ortalığı toz duman  edebiliyor . İş işten geçtikten sonra oyunun farkına varmak bazen geç olabilir.

 Siz  , siz olun  önümüzdeki günlerde dozu daha da artarak devam edecek olan kirli bilgi bombardumanının   olumsuz algılarının kurbanı olmayın. Son pişmanlık fayda etmez sözü çok değerli . Pişman olacağımız hiçbir eylemimiz olmasın.

  Bu referandumda  verilecek her bir evet oyu   hayırcı güruhun  ocağına bir incir ağacı dikmek  olacaktır. Ona göre meseleyi kavramalı ve kavratmalıyız.

 Özellikle devletimizin tüm kademelerindeki    bürokratlarımız  el birliği ile bu günlere gelmemizde çok önemli bir misyon üstlenen bu gazi millete hizmette hak ve hukuktan sapmadan   görevine   ibadet aşkı ile devam etmeli .

  Şöhret ,servet ve şehvet  duygularını dizginleyemediğimiz sürece hüsranda olan kaybeden oluruz. Her ne olursak olalım. Kul hakkı gibi hesabı öbür dünyada görülecek bir hesapta hataya düşmeyelim.. Bize güvenen insanları   EVET  mührüne davet edebilmek için yüzümüz  olsun .

Hastane acilleri

  Allah kimseyi hastane köşelerine düşürmesin duası hepimizin ortak temennisi. Ama insanımız  şu veya bu sebeple hastanelerden yardım almak durumunda kalabiliyor. Acillerimizin durumu içler acısı. Bunu doğrulamaya hiç gerek yok.

 Her şey ayan beyan ortada.  Bu sıkleti bu terazi çekmiyor. Böyle devam ederse de çekmeyecek. Daha fazla zarar görmeden acillere gidişin yolu ve  yordamına çeki düzen verilmeli. Her önüne gelen ,yada aklı esen acillerden yardım isteyememeli.

 Aile hekimliği müessesesinin sorumluluk alanı genişletilerek  acil hasta kavramına buralardan destek olunmalı. Mevcut şartlar zorlanmaya devam edilirse , dünyaya göğsümüzü gererek övündüğümüz sistemin içinde batabiliriz. Benden hatırlatması. Sistemin içinde bir hekim olarak  demem o ki, bu böyle devam etmez.

Sene-i Devriye

 Dile kolay kolay.  Bugün 53  makalemle karşınızdayım  şükür. Bir yıl acısı ile tatlısı ile bazılarına göre göz açıp kapayıncaya kadar, bazılarına ise yıllar gibi  geçti. Rabbim hayırlı işlerimizde başarılar nasip etsin. AMİN

 Rahmetli Hasan Karakaya Ağabey her  görüşmemizde  yazı yazarak hizmet etmemizden bahisle yazmamı tavsiye ederdi.  Gazetemizin yazarı Ali Erkan Kavaklı beyde aynı minval üzere şahsıma ve yazarımız  Sefa Saygılı  hocama telkinlerde bulunurdu. Sağ olsun .

  Mustafa Karahasanoğlu ağabeyin verdiği cesaretle bir yıldır yazarak yazarlık mektebinde çıraklık dönemini kısmen geçirdik. Çıraklık yapmadan ustalığa soyunan ve kendini dev aynasında görerek ahkam kesen müsveddelerden bu millet çok çekti.

  Nasip olursa daha güzel yazılarla siz değerli dostlarla bu sütunda buluşmalarımız devam edecek.

Diriliş Destanı

Gazetemizin ünlü yazarı Ali Erkan Kavaklı kardeşimiz 15 temmuz  şehitlerini ve gazilerini  kalıcı olarak unutmayalım diye  roman tadında ebedileştirdi. Diriliş Destanı romanını okudum ve özellikle gençlere tavsiye ediyorum.

 Nesil yayınlarından çıkan 15 Temmuz diriliş destanı ile zor ve sıkıntılı günlerde yaşanılan gerçekleri edebi bir dille kaleme alan Üstadı tebrik ediyor romanını tavsiye ediyorum.

  Bugünlük de bu kadar.

   Kalın sağlıcakla.

Önceki ve Sonraki Yazılar