Abdulbaki GÜNIŞIĞI

Abdulbaki GÜNIŞIĞI

GÖKSUN TAZİYE EVİNDEKİ BÜYÜK AYIP

  Yazıma bu başlığı atmayı inanın hiç istemezdim. Belediyelerimizin yıllardan beri yaptığı en güzel hizmetlerden biriside taziye evleridir. Türkiye de hiçbir şehir, bizim Maraş’ımızdaki gibi külliye şartlarına sahip taziye (yas) evlerine sahip değildir. Ak partiden önce bu partinin tabanını teşkil eden geçmişteki siyasi partilerce başlanılan ve zaman içinde büyük gelişmeler gösteren taziye evlerimizin fazla tenkit edecek halleri yok.

         Bu güne kadar taziyeye gitmiş olduğum bütün cenazelerde, sadece ev içinde bulunmuş ve taziye sırasında okunan ezan ile de namazlarımızı hemen bitişikteki camide eda etmiş idik. Bu minval üzere taziye evlerimizin hela, suyolu gibi ihtiyaç yerlerine hiç uğramamıştım. Yakın bir akrabamın taziyesi için Göksun ilçemize gidene kadar. O gün taziye evine uğrayıp, yakınlara taziyelerimizi sunduğumuz sırada ezan okunmaya yakın olunca abdest tazelemek ihtiyacı için su yoluna gitmem gerekti. Abdesthane olan mahal’e girdiğimde gördüğüm manzara karşısında inanın çok üzüldüm. Yıllardır Hristiyan kültüründeki edepsizlik üzerine inşa edilen ve yurdumda sadece havaalanlarında rastladığım çirkin su yolu şeklini burada da gördüm. İfade edecek kelime bulamıyorum. Edepten yoksun batı insanının bu ihtiyaçlarını nasıl giderdikleri oralara gidenler ile oraları okuyarak öğrenen insanlarca malumdur. Kadın erkek ayrımının çok az olduğu bu mahrem yerler oralarda umumiyet ile kapısızdır. Müslümanlar yurt dışına çıktıklarında en büyük eziyeti bu ihtiyaçları hasıl olduğunda yaşamışlar ve yurda döndüklerinde ise hayretler içinde bu gördüklerini bizlere aktarmışlardır.

        İşte bu hayasız milletlerin, utanmaz ve arsız medeniyet sahiplerinin, Müslümanlardan utanarak ta olsa uyduruk yarı var yarı yok kapalı tuvaletlerinin aynısı Göksun taziye evimize yapılmış. Sunta lam ile dört tarafı çevrili, yerden yirmi beş santim kısmı açık, üstten bir hayli açık ve ses geçiren bu hela tam bir fecaattı. Bu yapının mimarisini çizen zat muhakkak ki Müslüman, o yapıyı inşa eden de muhakkak Müslüman, farz edelim ki niyetleri böyle bir yapı değildi de birileri bu edepsiz şekilde inşa ettiler. Fakat oraları açmaya gidip tören tertipleyenlerden hiçbir yetkili veya vatandaş görmedi mi, gördü ise neden ikaz etmedi ve bu güne kadar insanların meydanda ihtiyacının gideriyormuş gibi gayet kötü şartlara sahip bu abdesthane yeniden edebe ve İslam’a uygun hale getirilmedi. Bu su yolu (hela) nun bu halde bulunmasından, onun yapan ve çizenden, bu yapıya bu hali ile ruhsat veren ve açılışını yapıp Müslümanların hizmetine sunanlara kadar herkes vebal altındadır.

        Bu yazıma, efendim isteyen kullanmasın diyenin imanından şüphe ederim. Sen benim param ile bana hizmet etmek için bir yapı yapacaksın, bana kilise açıp al sana cami diyemezsin, ben bu yapı kilise dediğimde, öyle ise kullanma beyim diyemezsin. Bu büyük ayıp belediyenin her kademesinde bu işte eli olanların ayıbıdır. Bu yapılan yanlış bir iş değil, İslami hassasiyeti olduğunu iddia edenlerin büyük ayıbıdır.  Yakındaki caminin karanlık ve soğuk ve az ışıklı helasına gitsin diyenler olacaktır. O zaman hanımlarda aynı caminin helasına gitmek zorunda olacaklardır ve bu gayet ağır bir vebaldır.

       Türkiye’de bir eşi daha bulunmayan cenaze hizmetlerini aziz Maraşlının hizmetine sunan belediyemizin, hizmetine gölge düşüren bu yanlış yapının en kısa zamanda düzeltilerek, müslümanın edebine uygun hale getirilmesini bekliyoruz. Her şey Rabbimin rızası içindir. Vesselam.     

Önceki ve Sonraki Yazılar