Jülide DEMİRTAŞ

Jülide DEMİRTAŞ

Eğitimde ücretsiz kitaplar

Eğitim ve öğretim birbirinden ayrılmaz bütündür. Biri planlanmış bilgiyi verirken diğeri ona uygun davranışın oluşmasını sağlar İnsanlar  aldığı öğretimler neticesinde çevresine ve ülkesine yararlı işler yaparak kalkınmaya ve gelişmeye açık ortamlar hazırlar. Öğrenme okullarda bir plan ,program dahilinde yürütülür. Okul dışında da öğretim yapılır, aynı zamanda birey kendi kendine öğretim işini gerçekleştirebilir. Bu anlamda geniş kapsamlıdır öğretim .

Evde anne ve babanın çocuğuna birşeyler öğretmesi öğretim değildir.Öğretim eğitim kurumlarında olur ve burada plan ve program dahilinde hayata geçirilir.(anne-babanın verdiği eğitimdir ki bu da öğretimin bir alt basamağıdır.)Verilen bilgi ışığında öğrenci plan dahilinde verilmiş bilgiyi alıp, almadığı kontrol edilir ve öğrendiği çerçevede başarılı olup olmadığı kontrol edilir.Üzerine yeni bilgiler konulabilir ve geliştirilebilir.

***

 Ülkemizin eğitim-öğretim  durumunun pek iç açıcı olmadığı hepimiz tarafından bilinen bir gerçektir ki sürekli değişim göstermektedir. Genellikle değişen her hükümetle birlikte,  hatta aynı hükümet işbaşında olsa bile  eğitimde değişim olarak nasibini alır. Muhteviyat olarak değiştiği gibi düzenleme  olarakta değişir.(4+4+4 gibi)

Kitapların öğrencilere ücretsiz verilmesi gerçek anlamda eğitim ve öğretim adına bir başarıdır.Önceki dönemler de kitaplar ücretli olmasına karşın kitap bulunmazdı.Alamayan öğrenciler hep mahcup olur, bu kez parası olsa dahi aradan geçen zaman içinde kitap bulamazdı.Kitapların bulunması ve kullanılması daha da kolaylaşmışken öğrenci yeteneklerine göre eğitime geçilmelidir naçizane fikrim.Çocuğun ilkokul 4. Sınıfa kadar normal laboratuarlı eğitim alması, sonrasında eğiliminin hangi yönde olduğu tespit edilip, sınavlar ve mülakatla ilgi duyduğu mesleğe geçmesi sağlanmalıdır.Bu kurul ebeveyn, okul müdürü, öğretmen, rehberlik servisi ve eğitim mühendisleri tarafından tespit edilmelidir.Çünkü toplumu oluşturanlar insanlardır.İnsanın kalifiye bir birey olması gelecek ve yaşanan zaman için büyük önem taşır.

Eğitim reformlarının öğrenci odaklı olması ve sonuç itibariyle bir meslek edindirme çalışmalarını kapsamalıdır ki başarı yüksek olsun.Uzun bir süreç olduğu için sevmek ve sevdirmek esas alınmalıdır.Öğrenciyi yeterince tanımayan, zorlayan, sistemi dayatarak ezberci öğrenmeye zorlayan sistem öğrenciyi olumsuz etkiler. Oysa bilgi edinme istek ve hevesi, öğrenme arzusu, girişimcilik, sorumluluk alma, doğayı tanıma gibi olumlu davranışlar körelir.Çünkü kullanılmayan yetenek , yetenek değildir aynı zamanda kullanılmadığı içinde unutulmaya mahkumdur.

Anaokulundan başlayarak kademe kademe öğrenciye okul sevdirilmeli ve öğrenme arzusu tetiklenmelidir. Eğitimin her kademesinde öğrenmesi için baskılarsak öğrenci, öğrenmekten sıkılır. Okulundan ve öğretmeninden uzaklaşır ki bu da istenmeyen bir durumdur.

***

Okullarımızda bugün öyle dersler okutuluyor ki matematiği sevmeyen sözelci öğrenci öklit bağlantıları,Pisagor üçgenini, kare kökleri öğrenmeye zorlanıyor.Oysa kendi ülke şartlarımızda, eksik olan branşlara ağırlık verilmesi, istihdam sağlanması ülke yararına olacaktır.

Ülkemiz tarım ve hayvancılıkla geçinen bir ülke.Bu anlamda modern anlamda çiftçilik ya da hayvan yetiştiriciliği yapılmıyor ki birçok gıdayı ithal ettiğimiz gibi, besi hayvancılığı da yeterince yapılmadığından dışarıdan satın alınmaktadır.Ayrıca madenlşerimiz de yeterince ilgi alaka görmemektedir.Fakat geçen gün kuzenim  bir video göndermiş.Bir maden mühendisi ile yapılan röportaj içeriyor.

Mesleğini sevdiğini ancak can güvenliğinin sağlanması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca ailesi maden mühendisi olmasını istememesine rağmen maden mühendisi olmuş.Madenlerimiz özellikle bor madeni bakımından çok zengin,bunun yanında işlenmeyi bekleyen birçok ocaklarımız var,yeni maden mühendislerine ihtiyaç var, her madende bir mühendis olmalı.Ülkeme elimden gelenin en iyisini yaparak , yararlı olmak istiyorum diyerek sözlerini noktalıyor.

Hakverdim. Birçok arkadaşıma da videoyu gönderdim .Ve geçen günlerde altın arama çalışması için Amerikalı mühendisler gelecekmiş. Ülkem adına üzücü.Neden bizim mühendislerimiz bunu yapmasın? Neden yeni nesil maden mühendisliğini üniversite  tercihlerinde yer vermesin…

Sevindirici bulduğum bir haberde eskiden bor madenini hiç işlemeden ekmek fiyatına satarken , artık yarı işlenmiş durumda satıyor olmamız. Bor madeni ile çalışabilen araba bile yapılmıştı. Nasıl sonuçlandı bilmiyorum. Elimizdekinin kıymetini bilip işleyip, gerçek değerinde satarak ihracaattımızı güçlendirebiliriz.

***

Her insanın eğitimin ve öğretimin  temellerini alması şart günümüzde.  Başarı da kişiden kişiye değişim gösterir ki , kime göre neye göre demeden edemezsiniz.

Genel anlamda başarılı olmuş ve  bu anlamda kendini ispatlamış kimseler var ki bunlar ezber bozan cinsten.Eğitim-öğretimlerini en başarılı üniversitelerde yaparken bırakıp, kendi istek ve hayallerinin peşinden gidip başarı sağlamışlar.Burada öğrencinin kendine olan güveni ve istikrarlı olarak hayaline kitlenmesi ve bıkmadan usanmadan çalışması sonucu elde edilmiş başarılar var.Eğitim –öğretimi bırakıp kendi hayallerinin peşinden gidenler ,kendilerine yeterince güvenenlerdir.İşte onlardan bir kaçı…

Bill Gates, microsoft’a odaklanmak için Harvard ‘tan ayrıldı.

Microsoft kurucu ortağı Paul Allen, Washinton State Üniversitesi’ni Gates ile güç birliği yapmak için bıraktı.

Oprah Winfrey, medya alanında kariyer yapmak için Tennessee  State Üniversitesi’ni bıraktı.

Michael Dell, Texas Üniversitesi yurdunda Dell’i kurdu ve okulu bıraktı.

Elizabeth Holmes, Theranos şirketini kurmak için Stanford’tan ayrıldı.

Mark Zuckerberg, facebook’a tam zamanlı olarak odaklanmak için Harvard’tan ayrıldı…

 insanın ne istediği çok önemli,yeteneğini keşfetmesi, inanması, çalışma şevkinin kaybolmaması için hayalini hep olumlu yönde kurması ve desteklemesi gerekiyor.Ve kimse bunlara üniversite diploman var mı ? Bu konuda eğitim aldın mı diye sormuyor.Yaptıkları buluşlarla tüm dünyanın ilgi odağı olmuş durumdalar.

***

Geçenlerde diş doktoruna gittim.Malum biraz korksanızda ağrı olunca mecburen dişçinin kapısına dayanıyorsunuz.Kısa bir sohbet geçti aramızda ve sordum.”dişlerin beyazlığını korumak için karbonatı ne sıklıkla kullanmak gerekir ?” gülümsedi.” Türkler bulmuşlar bunu. Henüz doğruluğu ve zarar verip vermediği ispatlanmamış,” dedi.” Peki neden ispatı için çalışmıyoruz?Çünkü karbonat birçok temizlik işinde çok iyi” dedim.”dişe ve diş etlerine zarar verip vermediği henüz ispatlanmamış” daha da bir şey sormadım.

Ezberci olmayan , insani ve milli duyguları koruyan, ülke çıkarlarını gözeten, işini kollayan ve seven nesillerin olması için eğitim ve öğretimde olumlu gelişmelerin olması isteğimizdir.

Önceki ve Sonraki Yazılar