Çuvalladık

Kahramanmaraş zorlu bir şehirdir. Bu şehrin okur-yazarı, mülki amirleri, iş adamları vd. zorludur. Her şeyi biliriz de hiçbir şeyi derinliğine bilmeyiz.  Yüzeysel yaşarız, bunun içinde bize söz verilmesi yeterlidir. Sonrası ise oyalama taktiği ile yılların geçmesi…

Havalimanı yapılacak, Maraş basını ile havalimanı arazisine gidildi birlikte… Haritalar açıldı, işaretler yapıldı…

Peki, ne oldu?

Hiçbir şey olmadı, boyumuzun ölçüsünü aldılar. Sonra da bir kılıf bulup çevre illerle birleşip havalimanını yapacağız dediler… O da olmadı.

Olan neydi peki?

Ulaştırma çalıştayı yapıldı ve döküldü ortaya gerçekler. Bir çalışma dahi yok havalimanı için. Bunu da ulaştırma Bakanı ne güzel de söyledi yüzümüze öyle dimdik.

Şimdi, o fotoğraflar da olanlar, arazi için yerinde göstermelik boy gösterenler hangi duruma düştü. Bundan ötesini söylemek bize düşmez sanırım.

Abid Vanlı Başkan, yazılması gerekenleri güzelce dile getirmiş. ‘’Bakan’a açık mektup’’ diyerek nede güzel anlatmış olup biteni.

Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mahir Ünal, bu şehri kendine getirecek ama bu şehir Bakanımıza destek çıkacak mı orası meçhul.

Bundan önceki milletvekilleri bu şehir için sadece vekildi ve yaptıkları hiçbir şey yoktu. Bu yüzden artık konuşmaya da hakları olmasa gerek. Konuşana da bu şehir için yaptıklarını, geride bıraktığın eserlerini göster demek yeridir.

Mahir Ünal Bey, bu şehir için gerçekten açık sözü ile bir ‘’KAHRAMAN’’ ben böyle görüyorum. Çünkü işini ve siyaseti iyi bilen biri. Soru sormak için konuya gerçekten hakim olman gerek. Yüzeysel konularla soru sorarsan, yani tribüne oynarsan, kalende golü çok rahat görürsün. Nede güzel tak tak cevap veriyor BAKANIMIZ.

Şunu belirtmek isterim ki, bu şehirde öncelik olan şudur;  Adab-ı Muaşeret kurallarını bilmek gerek. Karşınızdaki bu ülkenin BAKAN’ı ve gerçekten işi yapmaya çalışan bir BAKAN. İş olsun torba dolsun diyerek hareket edersen sadece sen değil, şehri de rezil edersin. Ön koltukta otursan ne olacak, arkada koltukta otursan ne olacak? Bende buradayım derken, bu şehir için neler yaptığını da ortaya koymak gerek. Önce iyice dinleyip sonra da gerçekten sorulacak soru ya da soruları sıralamak gerek.

Belediyemiz, bu tür toplantılar da görev alacak insanlara nasıl davranılması gerektiğinin eğitimini vermek zorundadır. Basın dünyası da kendine çeki düzen verip, herkesi değil; gerçekten işi ve emeği basın olan insanları çağırması gereklidir.

Hiçbir şey gördüğünüz gibi basit değil, eskidenmiş o… Mesele teşhiste değil tedavi etmekte. Tedavi etmek içinde o birikime sahip olmak gerek. Bu konuda, şehrin tüm mülki amirleri çuvallamıştır. 

Bir şehrin ufkunu açmak, o şehrin aydınları ve iş adamlarının en büyük görevidir. Bizim iş adamlarımız bu şehre kattıkları değerlerden bahsetsinler. Eğer varsa böyle çalışmaları bizde bilelim.

Bir Dondurma Festivali yapmak, bir El İşi fuarı düzenlemek bu kadar zor olmamalı. Esnaf ve Sanatkârlar Odası, muhabbet yeri olmaktan çıkıp bu şehre artı değerler katmak için çalışmalarını gözden geçirmelidir.

Dernek Kirliliği ortadan kaldırılmalı, her önüne gelene de dernek kurdurulmamalı. Ne çekiyorsak “ben çok bilirim” diyen STK lardan çekiyor bu şehir.  İşleri güçleri siyasette söz sahibi olmak. İşlerini yapan birkaç STK yı ayrı tutmak zorundayım. Bu şehir, hangi STK’nın ne iş yaptığını da çok iyi biliyor. 

Bu şehrin önce kendine çeki düzen vermesine ihtiyaç var. İşlerini yerine getirene sahip çıkmak, işini de yapmayana köstek olmak gerek.

Kahramanmaraş Kültür ve Turizm Müdürlüğü internet sitesi şuan yeni ara yüzü ile hizmete girmiş bulunmakta. Bundan birkaç ay önce köşe yazımızda paylaştığımda; havanda su dövüyorsun diyorlardı. Havanda su dövmediğimizi de görmüşlerdir.

Köşe yazarı olmak; şehrin derdini duyurmaktır, halktan yana olmaktır, işini yapanlara tebrik ve işini yapmayanlara da uyarıda bulunmaktır. Bu görevi tam olarak gerçekleştiremiyor olsam da yazılarımı sizin takdirinize bırakıyorum.

Bir köşe yazımızı da KSÜ ve Rektör’e ayırmak gerekiyor…

Muhabbetle Kalın…

Önceki ve Sonraki Yazılar