ÇOBAN BAYRAMI

UNUTULMAYA YÜZ TUTMUŞ ESKİ TÜRK BAYRAMLARI

 KOÇ KATIMI (ÇOBAN BAYRAMI )

 

“Efendiler, yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri eğitimin hududu ne olursa olsun, en evvel ve her şeyden evvel Türkiye’nin bağımsızlığına, kendi benliğine, ulusal geleneklerine düşman olan bütün unsurlarla mücadele etmek gerektiği öğretilmelidir.” Kemal Atatürk

 İnsanoğlu, ilk dönemlerden itibaren doğadaki değişimleri gözlemiş; bu değişimleri açıklamak ve kendi lehine çevirmek için çabalamıştır. Doğadaki değişimlerin zararlı etkilerinden korunmak, yağmur yağdırmak, güneşi çıkarmak, hayvanların üremesini sağlamak, bolluk ve bereketi arttırmak için içerisinde bazı işlemlerin de yer aldığı törenler düzenlemiştir.

Koç katımı, kışın kısa sürdüğü, baharın erken geldiği yerlerde güz başlarında, baharın geç geldiği yerlerde ise güz sonlarında yapılır. Buna göre Koç katımının yapıldığı tarih aralığı 01 Ekim-20 Kasım olarak belirlenebilir. Koç katımının yapılacağı tarihten bir-bir buçuk ay öncesinden itibaren koçlar sürüden ayrılır. Koç katımı gününde, katım yapılan yerlerde tam bir bayram havası eser. Yalnızca sürü sahipleri değil tüm köy halkı koç katımının yapılacağı köy meydanı veya harman yerinde toplanır. Bu kalabalığa yer yer çalgılar da eşlik eder. Koçlar çeşitli renklere boyanır, boynuzlarına elma, nar gibi bereket sembolü yiyecekler takılır. Önceden süslenmiş, kınalanmış olan koçlar dualarla sürünün içine bırakılır.
Koç katımı geleneği içerisindeki kimi inanışlar da dikkat çekicidir. Katımdan önce koçların üstüne erkek çocuk bindirilirse kuzunun erkek olacağı, kız çocuk bindirilirse dişi kuzu olacağına inanılır. Koçlar katım için götürülürken yolda erkeğe rastlanırsa kuzunun erkek, kadına rastlanırsa kuzunun dişi olacağına inanılır. İlk olarak sürüye katılan koç bir kara koyun seçerse kışın yumuşak, ak koyun seçerse şiddetli geçeceğine inanılır. Koç katımının ardından sürü içinde boş bir kapla dolaşmanın koyunların sütünü azaltacağına inanılır.

SAYA GEZME TÖRENLERİ

Koyunların gebelik süresi 150 gündür. Koç katımından yüz gün sonra kuzuların ana karnında tüylenmeye başladığına inanılır. İşte bugünde yapılan, doğacak kuzuların sağlıklı olması, aynı zamanda da yeni yılın, yeni dönemin karşılanması anlamına gelen törenlere “saya gezme”, “saya bayramı”, “çoban bayramı” adı verilir. Bu bayram değişik yörelerde sayıl, koyun yüzü, davar yüzü, kuzunun tüyü bitti, köse, yılbaşı, körkü, çan sallama, kış yarısı gibi isimler de alır.

Saya gezme törenleri üç aşamalı olarak yapılır. İlk aşamada “dede oyunu”, “şişman oyunu” gibi büyüsel nitelikli seyirlik oyunlar sergilenir. İkinci aşamada seyirciler, oyuncular ve yörenin çobanları çalgılar, türküler maniler eşliğinde ev ev gezerler; her evden yiyecekler toplarlar. Bazı yörelerde köyün çocukları toplanıp içlerinden birini çoban seçer; onun yüzünü isle boyar, başına keçeden bir külah geçirir, üstüne irili ufaklı çanlar takarlar. Kovulacak olan kışın sembolü olan çobanla kılavuzu olan ve maniler/türküler söyleyen sayacı ev ev gezerek yiyecek toplar. Bu sırada her evin önünde durularak maniler söylenir; “Her hayadan hayadan Yılan bakar kayadan Acımızdan gelmedik Töremiz var sayadan Sayacı geldi duydunuz mu Selam verdik aldınız mı Ya verin hakkımızı Ya kırarız kapınızı” biçiminde maniler söylenerek yiyecekler toplanır. Bu törenlerde maniler söylenerek evlerin dolaşılmasının ve yiyecek toplanmasının iki işlevi vardır: bu uygulamanın hem bereket ve uğur getireceği belirtilerek bir çeşit kutsamada bulunulur hem de armağan verilmesi hatırlatılır, vermeyene sonucun iyi olmayacağı konusunda uyarılarda bulunulur. Saya töreni esnasında çobanların ev ev dolaşıp yiyecek toplaması töre gereğidir. Bu töreler Türklerde geleneksel koyun keçi yetiştiriciliği konargöçer yaşam tarzında ekonomik gelir kaynaklarını artırmak, yaşamı kolaylaştırmak için doğayla iyi geçinmek gereksinimine yönelik olarak yapılan uygulamalardır. Üçüncü aşama toplanan yiyeceklerin birlikte yenmesi, çobanların aldıkları hediyeleri paylaşmasıdır. Burada oynanan seyirlik oyunlarda, en önemli motifler doğanın canlanmasını, kışın kovulup baharın gelmesini simgeleyen ölme-dirilme ve kız kaçırma motifleridir. Kızların kaçırılması, seyircileri öpmeleri gibi motifler üremeyi, doğanın canlanışını tasvir eder. Bazı oyunlarda bu motif çiftleşme motifiyle birleşir. İki oyun da “saya gezme” adı altında, hayvanların bol üremesi, doğayla iyi geçinmek, barışık olmak amacıyla, bir anlamda büyü yapmak için oynanır.

 

KARS YÖRESİNDE KOÇ KATIMI

Kars yöresinin en eski geleneklerinden biri olan koç katımı törenleri, unutulmaya yüz tutmasına karşın, Merkeze bağlı Çalgavur Köyü’nde devam ettirilmeye çalışılıyor. Koç katımı zamanı, mahalli olarak çobanların yaz başlarında sürülerini gütmeye başlamaları, Cumhuriyet Bayramı ile sona eriyor. Bu nedenle de çobanların hesap zamanı da gelmiş oluyor.
Yöremizde Ekim ayının son haftası ile Kasım ayının ilk haftası, koç katımı günleri olarak bilinir. Yayla yerlerinde ve Çalgavur gibi bazı köylerde koyunculuk yapan Karslılar, koçu erken katıp, koyunun ilkbaharda otlağa çıkmadan doğurmasını hesaba katıyor. Katım günü yaklaştıkça, koyun sürüsü sahipleri de bazı hazırlıklar başlatıyor. Yaz ortalarında koyun sürüsünden ayırtılan koçlar, öncelikli olarak arpa ile besleniyor. Cumhuriyet bayramı sırasında sürüye katılan koçlar, bu süre içerisinde sürüden ayrı tutuluyor ve koyunları görmeleri de engelleniyor. Koç katım zamanı geldiğinde ise sürü sahipleri katım öncesi koçlarını özenle katıma hazırlar. Önce koçlar, ardından da koyunlar özel kumaş boyaları ile rengârenk boyanıyor. Öte yandan koç katım günü evin hanımları da özel olarak koç helvası ve yemekler pişiriyor. Sürü sahipleri de koç kurbanı keser ve etlerini konu komşuya ve en büyük payı da çobanlara verir.

Koçlar katılırken de bazı inanışların ritüellerinin de yerine getirilmesine de dikkat ediliyor. Koçlar sürüye katılmadan önce koça, erkek çocuk bindirilirse o yıl doğacak kuzular erkek, kız çocuğu bindirilirse, dişi doğacaklarına inanılır. Koç katım günü, köyün en neşeli ve bereketli günlerinden biridir. Pişirilen koç helvası, koç katımında emeği olanlara ve yoldan geçen komşulara ikram edilir. Ayrıca oldukça büyük olarak seçilerek alınan kırmızı elmalar da koçların boynuzlarına takılır ve orada bulunan her kese bir elma koç sahipleri tarafından ikram ediliyor.

Koç Katımı Bayramımız Türk Soyuna Kutlu ve Bereketli Olsun!

 

Faydalanılan Kaynaklar:

Araştırmacı- yazar Selim Sarısoy çalışmasından alıntı yapılmıştır.

Kültür ve Turizm Bakanlığı sitesinden faydalanılmıştır...

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar