1. YAZARLAR

  2. Metin Acıpayam

  3. Celalettin Kurt’la Eğitimde Çocukları İnşası Üzerine Konuşmalar  -4-
Metin Acıpayam

Metin Acıpayam

Yazarın Tüm Yazıları >

Celalettin Kurt’la Eğitimde Çocukları İnşası Üzerine Konuşmalar  -4-

Metin Acıpayam: Çocukların akli ve ruhi dünyalarını inşâ ederek harmanlayan, tabii vetire (süreç) dâhilinde terkip eden muharrik kuvvetin adı ahlaktır. Ahlak, zihni evreni disipline eden en önemli konudur. Çocukluk çağında ve akıl öncesi dönemde zihni evren, ahlaki esaslar kullanılarak nasıl disipline edilebilir?

Celalettin Kurt: Kadim bir gelenekten geliyoruz, çocuklarımızın aklî ve ruhî dünyalarını inşâ etmek için öncelikle Peygamberî metoda başvurmamız gerekir. Peygamberimizin bizzat uygulamasıyla ortaya koyduğu metot sevgi ve şefkat üstünedir. Çocukların dünyasında sevgiyle başlayan bir süreç, devamında bütün güzellikleri de beraberinde getirecektir. Sevgi anahtardır, sevginin açamayacağı hiç bir yürek ve gönül kapısı yoktur. Öyleyse Peygamberimizden örnek alarak, öncelikle çocuklarımızın gönüllerine sevgi şırınga edecek, sevgiler üfleyeceğiz... Peygamber emin-güvenilir kişi demekse, Peygamber idrâkinin en temel vasfı da ahlâktır. Çocukların yarınlara hazırlanmasında ilk öğreti, Peygamber ahlâkının çocuklara öğretilmesi olmalıdır.

Bu ahlâk nasıl öğretilir, bu ahlâkla nasıl zihnî melekeler oluşturulur; öncelikle çocukların dünyasına bir kapı bulmakla, o kapıdan içeri girmekle, onların seviyelerine inmekle sağlanır. Onlarla paylaşımcı olmakla, onlarla gerektiğinde çocuklaşmakla, onlarla kucaklaşmakla Peygamber ahlâkı ancak sunulabilir. Evrensel ahlâk değerleri diyorlar; Peygamber ahlâkı iyi tetkik edildiğinde görülecektir ki, zaten cihan şümuldür. Dediğiniz gibi bu işin disipline edilmesi içinse, aileden başlayan temel bir fedakârlık ve feragat gereklidir. Ebeveynler bu idrâkle ısrarla bu ahlâk eğitiminin üstünde durduklarında yani ilk temel kalıcı olarak atıldığında, ilerleyen süreçlerde sıkıntı kalmayacak, nesillerin ruhu ak, pak ve berrak olacaktır.

Metin Acıpayam: Ahlakın özü hiyerarşiktir. Kuralları hiyerarşiktir. Mana haritası hiyerarşiktir. Disiplini hiyerarşiktir. Bu sebeple çocukların ahlak eğitimi, akıl inşasında, hiyerarşik boyutuyla ciddi bir yer işgal eder. Ahlakın özü aynı zamanda duygu yoğunlukludur. Çocuğun anne-babaya itaat etmesi, onlara kıymet vermesi olayı, bilgi ve ahlaka dayandığı kadar, duygu kaynağına da dayanır. Çocuğun ilk aldığı ahlak eğitimi aile içi ilişkilere dayanır, aile içi ilişkiler ise duygu yoğunluğu fazla olan olaylardır. Çocuk (veya insan) aile fertleriyle ilişkisini duygu yoluyla kurar, tabiatında bu tür duygular zaten vardır. Bu sebeple aile içi ilişkileri duygu merkezli kurmak kolaydır. Buradan hareketle görüşlerinizi öğrenebilir miyim?

Celalettin Kurt: Bizler millet olarak ataerkil aile yapılanmasına daha yatkın bir toplumuz... Yani aile içinde erkek hâkimiyeti her zaman biz doğu toplumlarında daha ön plana çıkmış, erkeğin kadim tarihten gelen reislik özelliği, aileye katı bir disiplin anlayışını bir nevi mecbur kılmıştır. Bu doğru mudur? Doğru değildir elbette!...

İnandığımız İslâm dîni ifrat tefrit noktasında kalmamayı emrederken, aslında bu hâl tamamen ifrat tefrit durumuna girmiştir. Yüce Allah her zaman orta yolu emreder, hiç bir şeyde aşırılığı kabul etmez, bizlerin aile içinde aşırılıklardan uzak, bir orta yol bularak aile nizamını yürütmemiz gereklidir. Yani bir ailede babanın söz hakkı ve hâkimiyeti kadar, annenin de aynı oranda söz hakkı ve hâkimiyeti olmalıdır. Yani ortak değerlerde bir aile armonisi oluşturulduğunda, bunun faydasını anne baba gördüğü gibi, en çok da bundan nasiplenecek olanlar evlâd-ı ayallar olacaklardır. Bahsettiğim aile atmosferi oluştuğunda böylesine bir aile yapılanmasının düzeni kendiliğinden disipline olacak; saygı, sevgi, hoşgörü dairesinde bir aile tablosu ortaya çıkacaktır.

Baskıcı, sert tabiatlı, aşırı disipline edilmiş aile ortamlarına baktığımızda, huzurlu ve mutlu fertler göremeyiz... Aile huzursuzdur, hâliyle evlâd-ı ayallar da öyle!... Ki böyle aile oluşumlarında huzur olmadığı gibi, çocukların dünyasında başarı da yoktur. Anne babanın mutluluğu, çocukların yarınlara ait başarıları, tamamen duygu ve sevgi dairesinde sürdürülen aile ortamlarında gerçekleşir.

Çocuklar ilgi ve alâkanın her zaman odak merkezinde kalmak isterler, bu da ancak sevgi ve duygu merkezli yaklaşımlarla sağlanır. Sadece işe başarı, huzur, mutluluk zaviyesinden bakmak da yeterli değildir. Bir de çocukların yarınlarda, mensubu oldukları vatana ve değerlerine sunacakları vazifeleri vardır. Bu vazifelerin tamamlanması armonisi çok sağlam kılınmış bir aile yapılanmasıyla oluşur. İlk eğitim ve öğretimini anne babadan çok sağlam alan, ahlâklı kılınan, doğru ve dürüst olmanın önemini kavrayan hele de yalan denen melânet şeyden uzak kalmayı öğrenen nesiller; ülkenin, bu toprağın yarınlarda sahipleri, büyükleri ve idealistleri olacaklardır.

Önceki ve Sonraki Yazılar