Mehmet Dobaoğlu

Mehmet Dobaoğlu

BORCA DAYALI PARA SİSTEMİNİ SORGULAMAK

Mide meselesi önemli veya para meselesi diyelim. Öyle ya insanoğlu için para çok önem arz ediyor. Peki dünyada para sisteminin nasıl işlediğini kaçımız biliyoruz? İsterseniz kısa adı BDPS şeklinde isimlendirilen ve açılımı Borca Dayalı Para Sistemi olarak bilinen, bu sistemle dünyadaki dev gibi ülkelere diz çöktüren bu sistem nasıl işliyor?

İşin doğrusu bende bilmiyordum, Prof. Dr. Mete Gündoğan’ın yazdığı ve üçüncü defa okuduğum “Para B*k Gibi!” kitabında detaylı anlatmış; o bölümden kısaca bir aktarım yapıp, sonra da her zaman olduğu gibi bu günkü yaşadığımız sıkıntılarında yine yeni bir para sistemine geçişten kaynaklandığını değinmek istiyorum.

Önce bu sistemi ana hatları ile sizlere aktarmak istiyorum. Ha bu arada Mete Gündoğan’ın ismi bu günlerde Saadet Partisi Genel Başkanlığı için medya da yer aldı, kendisi de Rahmetli Erbakan Hocamızın, yakın danışmanlarından ve iktidar sürecinde yanından hiç ayrılmayın, gerçekten dünya para sisteminin nasıl işlendiğini çok iyi bilen ve sistemin düzelmesi için de çare ve çözümleri olan bir kişi bunu da belirteyim.

Şöyle bir bilgi ile konuyu giriş yapayım. Mevcut global para sisteminin İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra  Bretton Woods Kenferansı’nda atıldığını biliyorsunuzdur, şu anda da dünya iki gurubu ayrılmış durumda, bir yanda ABD ve yandaşı batılı ülkeler bu mevcut sistemin devamını isterken, ikinci gurup ise Çin merkezi yeni Dijital Dünya İmparatorluğu kurarak, Dijital Para Sistemini getirmek istiyorlar. Mevcut sistem hakkında bilgi veren Mete Gündoğan (s. 104) BDPS’yi şöyle anlatıyor:

FAİZ ve YALAN RÜZGARI

“Kağıt paralar kanuni veya itibari paralardır. Ödeme gücünü kanunlardan alırlar. ABD doları rezerv para olarak belirlendikten sonra, sisteme dahil olan ülkelerde merkez bankaları bu rezerv paralara dayanarak para basmaya başlamışlardır. Ülkede paranın piyasaya girişi iki aşamada olmaktadır.

Birinci aşamada, merkez bankası parayı basıp borç olarak (faiz karşılığında) bankalara vermektedir. Dolayısı ile paranın zaten başlangıç çıkışı borca dayanmış oluyor.

İkinci aşamada bankalar, bu parayı temel olarak ele alıp defalarca yani katbekat artırmaktadırlar. Diğer bir ifade ile kendilerinde var olmayıp parayı havadan “yaratarak” piyasaya borç diye(faiz karşılığında) vermektedir. (Hemen bir not düşeyim, bu nedenle her gün telefonlarınıza borç para verelim ilanları atılıyor, bu nedenle bankalar en karşı kurumlardır…)

Bankalar bunu ülkelere göre değişik mevzuatlarda yapmaktadırlar.” Uzmanımız bu yazısından sonra sistemin işleyişini örneklendirmiş ben o kısmını aktarmak istemiyorum.

Yani mevcut sistemde ABD karşılıksız yeşil dolarları basıyor, bunu da altın karşılığı satıyor. Aslında satan ABD değil, ABD ekonomisini de kontrol eden Para Babaları yani asrın Nemrutlarıdır. Yanılmıyorsam ABD’de 12 eyalette 12 merkez bankası var, en büyükleri FED, bunların tamamı Siyonist Yahudi aileler tarafından yönetiliyor. Oh ne güzel sistem değil mi, yeşil kağıdı bas, milletin elindeki bütün değerleri satın al ve böylece tüm dünyada ekonomiyi kontrol altında tut!

ÇÖZÜM NE?

Prof. Dr. Mete Gündoğan, yukarda ismini verdiğim kitabında (s.133) bu faize dayalı sistemden kurtuluşun kendine göre çözümünü de vermiş. ‘Merkez Bankalarının Kurnazlığı’ başlığıyla ortaya koyduğu çözümü ise ortaya koymuş şöyle diyor: “Halk, Merkez Bankalarının ve bankacılık mekanizmasının yeniden yapılandırılması isteğini çok güçlü bir şekilde talep etmeye başlayınca merkez bankası cini şişeden çıkartacaktık. Kendi istediği çözümü tartıştırmadan ve kontrol ettirmeden uygulatmaya çalışacaktır. Böylece sistem yeniden yapılandırılması isteği yerine getirilmiş olacaktır!”

Şimdi ben de acizane derim ki, bu olay bu kadar basit olsaydı, en azından siyasilerden bazıları konuyu dillendirir ve çözerlerdi. Kaldı ki, Refah Yol Hükümeti de bu konuyu çözemedi. Çözmek istemiştir ama para üzerinden para kazananlar öyle kolay pes etmezler. Bunu ABD başkanları da denedi olmadı, ancak şu görüşüne katılıyorum hocamızın. Halk, adil bir ekonomik sistem için siyasilere baskı yapabilir. Yani bilinçli bir toplum, doğru taleplerde bulunursa, siyasilerde mecburen bu talepleri yerine getireceklerdir. Kolay olmasa da!

Devam edeceğim, kalın sağlıcakla.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mehmet Dobaoğlu Arşivi