Bizi Biz Yapan Seçimlerimiz,,,

 Hayat bir sürü seçimlerle çıkar karşımıza. Bunlar ev, iş, eş, okul, araba, eşya hatta ülke yönetimi v.s. Hangisine ne zaman ve ne şekilde karar vereceğimiz hayatımızda yaşadıklarımıza bağlı olarak değişir. Belki en kötü seçimi yaparız, belki de en iyi seçimi. Biz ne yaparsak yapalım hayat bize her an yeni bir seçim sunuyor

Yaptığımız seçimler hayat kalitemizi belirlediği için çok düşünerek karar vermek zorundayız.

 Şöyle bir soru geliyor hemen aklıma, seçtiğimiz hayat bizim özgür seçimimiz midir? Gerçek şu ki, çoğumuz başkaları tarafından önceden tasarlanmış, bizim adımıza seçilmiş hayatları yaşıyoruz ve işin acı tarafı da o seçimleri kendi seçimimiz zannediyoruz.

Daha anne karnındayken senaryomuz yazılmaya başlıyor. İsmimizin ne olacağı, nasıl yetiştirileceğimiz, hangi okula gideceğimiz, hangi mesleği seçeceğimiz kısacası hayatımızın her alanı adım, adım tasarlanıyor. Bir çocuk dünyaya geldiği zaman hayat sıralaması onu bekliyor. Doğacak, büyüyecek, okula gidecek, işe girecek, erkekse askere gidecek ve evlenecek. Toplumda biri yapılınca diğer aşama hemen soru olarak yöneltiliyor. Okul bitti işe girdin mi, işe girdin evlilik ne zaman, evlilik oldu çocuk ne zaman, bir çocuk oldu ikincisi ne zaman gibi…

İşte üzerimizdeki toplum ve çevre baskısı bu kadar güçlü! Birçoğumuz hayatın içinde sürüklenip duruyoruz, seçimsizliği baştan kabullenmişiz. Başkaları bizim yerimize kendi seçimlerini nasıl olsa yapıyor. Kimimiz buna görev kimimiz de kader diyoruz. Peki, bu böyle gelmiş, böyle gitmek zorunda mı? Aslında istemeyerek yaşadığımız hayatı biz idame ettiriyoruz! Memnun değilsek yaşadıklarımızdan bu hayatı sil baştan yaşayabiliriz. İşte bu yeniden yapılandırma sürecinde, kendimize soracağımız bazı sorular olacaktır. Kendim için mi yaşayacağım, yoksa başkalarını mutlu etmek için mi çalışacağım? Yapacağım seçimler gerçekten beni mutlu edecek mi? Yapacağım seçimler hayallerimi destekliyor mu yoksa başkalarının hayallerine mi hizmet ediyor? Böyle bir durumda hemen mizan yöntemini uygulayın. Seçenekleri terazi kefelerine koyun, artı ve eksilerini yazarak, hangisinin ağır bastığını görebilirsiniz. Bunu her konuda deneyebilirsiniz. Yeni bir işe başlarken, ev değiştirirken ya da eş seçerken. Duygularınızla mantığınızı her zaman dengede tutun ve içinizden gelen sesi de hiç susturmayın.

 Her seçim bir başkasından vazgeçmektir. Önümüze sürekli yollar çıkar. Bunlardan hangisinin doğru olduğuna karar vermek bizim elimizde. Bu hem bir şanstır, hem de bir his. En kötüsü de yaşadığımız bu hayatta karşımıza çıkan güzellikleri göremeyip veyahut da o anki ruh durumu ile reddedip; sonra farkına varıp kaçırdığımız fırsatın pişmanlığını yaşamaktır. Öyle bir an gelir ki, keşke bunu değil de öbürünü seçseydim deriz; ama çoktan geç kalmışızdır. Aslında zararın neresinden dönülse kardır.

Hayatımızda seçimlerimiz bizi farklı yerlere sürükler. Bunu yaparken de, çok bol zaman verilmez bizlere. Bazen bir anlık karardır, attığın bir adım belki de atacağın daha büyük bir adımın önüne geçer. Eğer siz mutlu ve huzurluysanız, kim ne derse desin önemi yoktur. Yaptığın seçimin arkasında durabilmek, savunabilmek ne büyük bir meziyettir. Kafanı yastığa koyduğunda rahatça uyuyabildikten sonra, doğru seçim yapmışsın demektir.

Hayatınızda hep doğru seçimler yapmanızı ve bunlardan en büyük mutlulukları yakalamanızı içtenlikle dilerim.

Önceki ve Sonraki Yazılar