Jülide DEMİRTAŞ

Jülide DEMİRTAŞ

Birlik  ve  Beraberlik  Derken

İnsan olma adına,

Birlik olma adına,

Millet olma adına,

Biz olma adına…

Önce insani değerleri uygulamakla başlamalı işe.Yediden yetmişe eğitimli olmak adına ülke genelinde kurallar konmalı ki herkes aynı değeri aynı zamanda öğrensin.okullar, halk eğitimler, ismekler, dernek ve kuruluşlar,emekli olanlar , tüm aydınlar…

Öğrencilere ödevdi sınavdı diye imtihana ilk üç yıl ara vermeli. Ki bu anlamda kültür ve değerlerimiz yerini bulsun.Öğrenilsin ve uygulamalarla pekişsin.Kendine yetebilme ve kendine güvenme durumu,tutum ve davranışı yerli yerine oturmalı.

Görev ve sorumlulukları yerine getirme konusunda birbiriyle insanlar yani çalışanlar yarışmalı.Cenneti beklememeli cenneti yaşamalı insan dünyada.Ve slogan “iyi insan gittiği yeri cennete çevirebilmeli.” Faydalı olmalı insan kendine, çevresine,mahallesine,semtine,ilçesine ve iline…

***

En büyük işler bir küçük adımla başlar.illa ki birileri çıkıp bize çeki düzen vermesi mi gerek ? Bunlar yapılmayacak şeyler mi ?

İstenirse elbette olur ve hatta alası olur.

Bu anlamda insan olma yolunda  yol alındıktan sonra,ülkenin birlik ve beraberliği tabi ki kendiliğinden düzelecektir.bir insanı kurtarmak dünyayı düzeltmek adına bir adım atılmış demektir.

Çocuk sürekli babasıyla oyun oynamak için ısrarla babasının başından ayrılmıyormuş.Bıkmadan usanmadan ısrar eden çocuğu bir türlü başından gönderemeyen baba işine devam etmek istiyormuş.Ne yapsam diye düşünürken aklına bir fikir gelmiş.Masada duran dünya haritasını eline alıp, küçük küçük parçalara bölmüş ve çocuğa uzatmış.”Al şimdi bunları ve parçalanan dünyayı düzelt, “ demiş.”Dünyayı düzeltirsen seninle oynarız ,” Çocuk parçalanan dünya haritasının tüm parçalarını toplayıp koşar adım kendi odasına gitmiş.Baba da tamamdır, kurtuldum diyerek çalışmaya koyulmuş.

Fakat oda ne henüz beş dakika geçmeden çocuk kapıda belirmiş.”Tamamdır baba ! Dünyayı düzelttim.”Baba bakmış haritaya gerçektende tüm parçalar yerli yerinde.Şaşırmış.”Nasıl yaptın oğlum?” çocuk haritayı eline alıp ters olarak masaya koynuş, usulca.”bak baba, haritanın arkasında bir insan resmi var.İnsanı düzeltince tüm dünya kendiliğinden düzeldi.”

İşte işimiz insan.Varlığımız insan.Geleceğimiz insan.Geçmişimiz de insandı.

İnsanımızı düzeltmekle başlayacak her şey.Ne kadarda ütopik düşünüyorum değil mi ?

***

Ormanlarda ve ağaçlıklı yerlerde haftasonları piknik yapan ailelerin sanki oraya bir daha gitmeyecekmiş gibi hoyrat kullanmaları ve çöplüğe çevirdikleri alanları arkalarına bakmadan terk etmelerini halen anlamış değilim.

Tartışan kişilerin birbirlerinin fikirlerine saygı göstermemeleri nasıl açıklanır bunu da bilmiyorum.Oysa kimse kimse gibi düşünmek zorunda değil.Müslüman bir ülkeyiz ama Müslüman olmayanlarla da beraber yaşıyoruz.Aynı ülke sınırları içinde onları Müslüman olmaya zorlamıyoruz.Ayrıca mezhep farklılığı çokça mevcut olan bir ülkeyiz. Hiçbir zaman bir inanış bakımından birbirine yaptırım ve zulüm olmamalı.Çünkü onun dini değerleri farklı, senin farklıdır.Şayet ülke adına yanlış yapmışsa o zaman müdale edilir.

Türkiye önemli bir coğrafyada yer alıyor.

İnsanın bu ülkede yaşayıpta bu ülkeye sahip çıkmaması gibi bir düşünce ancak hainlik olarak adlandırılır ki bu da o insanın eksik kaldığını, en büyük suçun vatan hainliği olduğu gerçeğini  unutmasıdır.Yaptırım olduğu gibi,kural olduğu gibi mevcut cezalarda olacaktır.

***

En basiti herkes beyazı sever ama herkes beyaz giymez.Herkes kendine yakışanı giydiği gibi, bütçesine uygun olanı giyer.Kıyafette dahi eleştiri hakkımız yokken neden üretici ve yapıcı olmaya çalışmıyoruz.

 

Birbirimizle kenetlenmeyi de yanlış anlıyoruz.Bunu yaparken özel hayatların özelde kalması gerektiği bilinmeli.Kişilik hakları her zaman saklıdır.

Vurgulamak istediğim birlik ve beraberlik demek aynı şeyleri düşünmek, aynı şekil giyinmek değil ! Burada asıl vurgulamak istediğim şudur ki ; vatanı sevmek uğrunda ölmek değil.Ölmek kolay uğrunda ülkeyi korumak için gerekli mücadeleyi gösterebilmektir.Vatanı uğruna geçmişine saygı duyup,bilgi sahibi olabilmek ve bu anlamda  çevresine ve ülkesine katkıda bulunabilmektir.

Vatanını seven vatana en çok hizmet edendir.Gerek işine saygısı, gerekse ülke çıkarlarını üstte tutması, milli ve dini değerklere saygılı insan olabildiği gibi böyle insanların yetişmesine katkıda  bulunabilmektir.

Bu anlamda her birey kendi üzerine düşeni yapmalıdır.Çok zor değil aslında lakin önce yürekten istemek gerekli.

***

30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.

Sevgi ve saygılarımla…

Önceki ve Sonraki Yazılar