Jülide DEMİRTAŞ

Jülide DEMİRTAŞ

BİR KAZA BİN AH İŞİTTİRİR

Gün geçmiyor ki bir kaza haberi almayalım. Ülke olarak trafik kazalarında ne yazık ki en ön sıralarda yer alıyoruz. Nedense direksiyon başına geçen her kim ise kendini yolların fatihi sayıyor.

Biraz dikkat  !

Cep telefonu ile konuşmak, iki, araç arasındaki mesafeyi ayarlayamamak, dikkat dağınıklığı…

Ve bunlara eklenen bir kaza daha var ki oda  havada olan kazalar…

Karakutunun  her şeyi söyleyeceği ve açıklayacağı söyleniyor lakin iş böyle değil !

Yönlendirme, uçuş modu, elektronik dalgalar etkili olabiliyor. Pilot etkeninin ve uçak uçuşuna müdahele edilebiliyor !!!... Nasıl mı ?

Fiziki müdahele olmadan uçak savar, füze veya bombalama dışında bir uçağın , helikopterin kaza süsü verilerek düşürülmesi olayı ne yazık ki mevcut.

Türkiye de 12 adet T-37 tipi uçak kazası olmuş. Uçakların havada kaza yapılarak düşürülmesinin dışında “uçağın oksijen sistemine ihtisas ekibi tarafından yapılacak müdahele ile kokusu hemen ayırt edilmeyecek bayıltıcı veya öldürücü bir gaz doldurulması, pilot paramparça olacağı için adli tıp incelemelerinde ortaya çıkmayacağının bilinmesidir.

Ayrıca bu konu bu kadarla da kalmıyor.

Radyo dalgalarıyla sadece helikopterler değil  uçaklar, tanklar, otomobiller ele geçirip bu araçlara kaza yaptırabiliyor. Elektronik donanıma sahip araçlar güvenli değildir. Birçok ülkede meydana gelen şüpheli kazalarda radyo sinyalleriyle uçağın, helikopterin ya da otomobilin yönetimi, pilotun elinden alınabileceğine dair sinyal izleri verir.

Örnek olarak; uçaklarda ve helikopterlerde CPU gibi merkezi işlemci  bulunuyor. Bu işlemciye bağlı giriş-çıkış kartları var. Bu kartlara helikopter ve uçaktaki tüm yönetim sistemleri bağlıdır. Hatta silah makenizmalarından rota bilgilerine kadar hepsine bu kartlar ve işlemciler üstünden ulaşılabilir. Bunlar çok dar bir bant üzerinden elde edilebiliyor. Bu bant, tıpkı telsiz haberleşme bantları gibidir. işte bu dar aralığa girerseniz, helikopter veya uçağı ele geçirebilirsiniz. Bu sistemle ele geçirilen aracın rotasını değiştirebilir, pilota önündeki panel üzerinden yanlış bilgiler yollayabilirsiniz.

***

Türkiye’miz de şüpheli uçak ve helikopter kazaları ne yazık azımsanmayacak kadar fazla. Üstelik bu kazalar her ne hikmetse ülkeye faydası ve yararı olan yani önemli kararlar alınması aşamasında oluyor bu kazalar.

Akıllardan çıkmayan bir kaza Eşref Bitlis Uçak kazası.17 Şubat 1993 günü Türk Silahlı Kuvvetlerinin 32.Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis yaptığı açıklamalarla gündeme gelmiş,ABD’nin Güneydoğu Anadolu Bölgesinde PKK’ya   destek verdiğini söylemesinin üzerinden fazla geçmeden Diyarbakır’a giderken uçağı düşürüldü. Olay aydınlatılmadı. Aslında uçak ve uçağın bilgileri mevcuttu. Dosya kapatıldı.

***

Ocak 2001 de CASA tipi yaşanan uçak kazasında 3 asker şehit olmuştu(kayseri)

Bu kazadan 4 ay sonra Diyarbakır’dan havalanan ve Bordo Berelileri taşıyan CASA CN-235 tipi askeri nakliye uçağı, kalkıştan 25 dakika sonra Malatya ‘da düşmüştü.34 şehit vermiştik. Ve sadece 2012 yılında EADS CASA TİPİ tipi uçaklar taahütü yerine getirmediği için yasaklılar listesine alındı. Yani kolaya kaçıldı. İşin kolayı mevsim kış hava muhalefeti.

***

Muhsin Başkan’ın ölümü halen şüphesini koruyor. Bu tür kazaları inceleyen ve kitaplar okuyan Yazıcıoğlu sistemini ve sistematiğini öğrenmek adına araştırmalar yapıyormuş. Kendisi siyasi hayatında iki kaza geçirmiş. Hatta lüks otomobilinde eşi varken kaza yapmış ve eşi günlerce tedavi görmüş.

Yazıcıoğlu üçüncü geçirdiği kaza ile kendisi de şüpheli hatta binmeye çekindiği helikoptere binerek helikopter kazasında yaşamını yitirdi.

***

Şüpheli bir uçak kazası daha yıl 30.11.2007 Cuma… Atlasjet uçağının taşıdığı 57 yolcu uçağın düşmesi sonucu öldü. Uçakta 6 bilim adamı vardı Bu bilim insanları Isparta’da yapılacak olan Nükleer Fizik Kongresine gidiyorlardı . Bu bilim insanları Türkiye’nin en iyi bilim insanlarının başında geliyordu. Olağan mı bu ?

***

Yıl 2018 İran da düşen ve 11 genç kadına mezar olan uçağın düşmesi de çok mu normal ?Uçağın düşesinin konuşulmasına tahammül edemeyen olduğu gibi üzülenler de var ve ailelerini  düşünenler  de var .İnsan kendi insanının ölümüne nasıl böyle bir tepki verir…kadınlar neden hedef alınsın diyenlere  psikolojik  etkileşim için olabilir.Moral bozukluğu ve direnç kırma olamaz mı ?

Biraz kaderci miyiz ne ? Araştırma ve bilimsellikten uzak mıyız ne ?

Ölenlere Allah’tan rahmet yakınlarına başsağlığı diliyorum…

Daha bilinçli ,daha aydınlık, daha dikkatli olup, işi oluruna veya rastgele değil de bilerek ve araştırarak öğrenmeliyiz. İnsan hayatı bu kadar ucuz değil ! ve hiçbir evlat kolay yetiştirilmiyor…Üniversitenin en iyi bölümlerini okumak herkese kısmet olmuyor(bilim insanları),Kolay yetişmiyor bir Bordo Bereli…Ve uçak kazalarında ölenlerin yanında kara kazalarının da etkin olduğu vefatla sonuçlanan kazalarına bir dur diyelim…

Herkesin bir acelesi var.Nereye? sayfgı neresin de bunun.

Evinize gelen misafire iyi davranır hoş karşılarsınız.Oysa dışarı çı8ktığınızda da tüm insanlar bu dünyada misafir…Anlayacağınız hepsi gidici…Kimse kalıcı değil, kimseye kalmadı Dünya, kimseye kalmayacak…

Kazasız belasız günler dilerim…

Önceki ve Sonraki Yazılar