Bir hırka bir ekmek

Çok eski zamanlarda “bir hırka bir ekmek” demiş atalarımız. Şimdi ise onun yerini “bir çay bir simit” aldı yerini.

Çay ve Simit’e dair Nazım Hikmetten, Sait Faik’e kadar kimisi şiir yazdı kimisi hikâyelerinde konu etti.

**

Şimdi

Denize karşı bir bankın üstünde

Yanımda bir demlik çay

Şöyle iyi pişmiş küncülü bir simit

Martıları da unutmamak gerek

 

Martılar çay içemez ki?

Olsun martılara da

Simit verelim, paylaşalım

Paylaşmak erdemlilik değil mi?

**

Kabuğuma çekildim. Etrafı gözlemliyorum. İçimde sevgi var. Her şeye güzel bakıyorum.

Kahramanmaraş’ın, Kahramanmaraşlının güzelliğini, insanlığını, kadirşinaslığını daha iyi anlamaya çalışıyorum.

Sokaklar temiz. İnsanlar kendi halinde. Caddeleri arşınlarken bir iki gençlik çağına yeni adım atmış çocuklar dışında kimse yüksek sesli konuşmuyor. Adeta bu şehri ve insanları kontrol eden gizli bir güç var. Biz o güçten habersiz günlük hayatımızı sürdürüyoruz.

Trabzon caddesinde ellerimi cebime sokup, boynumu bükerek yürümesini seviyorum ben. Tek derdim. Bu yürüyüş esnasında yorulduğumda durabileceğim bankların az olmasıdır. Bankların üzerine ortamı bozmayan, görüntü kirliliği vermeyecek bir şeyler ile kapatılsa da fena olmayacak hani.

**

Kızlarımız, analarımız, eşlerimiz, bacılarımız caddelerimizde rahat rahat geziyorlar. Dönüp bakan yok. Onları rahatsız eden gözler lal olmuş. Herkes kendi âlemindeydi.

Bir saate yakın Trabzon caddesinde yürüdüm. İşyerinde elektrik yok. Şöyle bir gezmek ve tanıdıklarımla ayaküstü sohbet etmek için ideal bir saatti.

Valilik bahçesi şöyle adam gibi düzenlense, ortasında küçük bir havuz olsaydı. Banklar, simitçi ve çay satan yaşlı bir amcamız olsaydı. Ne güzel olmaz mıydı?

Bizde denize karşı olmasa bile havuza karşı çay ve simit yerdik. Etrafa bakar, tanıdık bir dost arardı gözlerimiz. Onlara el ederdik. Gel birlikte çay içelim diye seslenirdik. Belki de o dostun mahallesinde vefat eden bir iki ismi öğrenir, onlara fatiha gönderirdik.

Ne bileyim işte, şimdiki manzaradan daha iyi bir manzara çıkardı ortaya.

**

Aslında bu hayalimi “Demokrasi Meydanında” hayata geçirmek çok zor olmasa gerek.

Orada küçük bir kulübe yapsa Büyükşehir Belediyesi iyi olmaz mı? Çay, süt, simit satılsa, ne güzel olurdu.

Kahramanmaraş’ın iklimi buna müsaittir. Neredeyse 10 ay insanlar buraya gelirdi.

Şimdi orada birkaç bank dışında bir şey yok. Oturup zaman geçirecek bir şeyler gerek insana…

Şöyle birkaç arkadaş ile sabahları serin havada, arada sırada üşüdüğümüzü hissedip, irkileceğimiz bir mekanda çay ve simit yemeği çok özledim.

Siz özlemediniz mi?

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar