Bir fotoğrafın anatomisi

Genelde eleştirel yazılar yazarım.

Bu, biraz benim “fıtrat”ımla ilgili, epey birazda çevredeki olumsuzluklardan, yavaş ilerleyen kamu hizmetlerinden, verilen sözlerin vaktinde yerine getirilip-getirilmemesinden kaynaklı...

Ama bu kez çok “iyimser” ve “naturel” yazacağım.

***

Bir fotoğraftan söz etmek istiyorum:

Günlerden Cuma…

Yer Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi... Fotoğrafta, kentimiz açısından oldukça önemli isimler var.

Diğer bir deyimle “şehrin kaderini elinde tutanlar”

Fotoğraf çok güzel...

Yani tam da görmek istediğimiz tablo...

Biri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en yakınındaki isimlerden; eski tabirle “prens”lerinden…

Şehir siyasetinin “ana kumanda”sını elinde tutan, herkesin ağzına baktığı, bulunduğu “Başbakan Yardımcılığı” makamı ile birçok hizmetin gelmesini kolayca sağlayabilecek bir isim.

Veysi Kaynak…

Bir diğeri, Ak Parti’nin en güçlü olduğu ve memleketin geçtiği şu kritik dönemde “İl Başkanlığı” gibi çok önemli bir koltukta oturan, her kesimin onayını almış, duruşuyla her siyasi görüşten takdir alan, kararlı, başarılı ancak bir kadar da mütevazi ve efendi bir isim.

Ahmet Özdemir…

Başka bir isim ise “Büyükşehir Kahramanmaraş’ın İlk Belediye Başkanı” unvanını ilelebet taşıyacak, “ilk” olmasından da mütevellit “kurucu” olarak işi zor, ancak üstesinden gelecek heyecan ve enerjiye sahip bir isim.

Fatih Mehmet Erkoç…

Diğer bir isim ise siyasi tecrübesi kadar da devlet tecrübesine sahip, Onikişubat’ta yaptığı hizmetlerle “ilklerin adamı” olarak bilinen, her kesimin “Hanefi Abisi”si.

Hanefi Mahçiçek…

Son isim ise; ekseriyeti kırsaldan oluşan Dulkadiroğlu’nu yeniden imar etmek için kollarını sıvamış gece gündüz çalışan, kendini ilçesine adamış “efendilik abidesi” bir isim.

Necati Okay...

***

“Merkezi” baz aldığımızda olması gerekenler ve lafta değil gerçek anlamda vatandaşın yıllardır beklediği hizmetleri sunabilecek potansiyelde isimler.

Üstelik hepsi bu şehirde doğup büyümüş, sokaklarında oynamış, ekmeğini yemiş, suyunu içmiş, havasını solumuş, şehri sokak sokak bilen kişiler...

Dahası, hepsi aynı siyasi geleneğin içinden gelen, kader ve yol arkadaşı. Partinin kuruluşundan itibaren her kademede omuz omuza emek vermiş, mesai harcamış dava erleri. Ve bütün bunları üst üste koyduğumuzda, hepsi de hizmetlerin eksiksiz ve vaktinde gelmesi açısından avantaja sahipler!!

Yani “tecrübe”yse, tecrübe, “enerji”yse enerji, “siyasi güç”se siyasi güç, “halk desteği”yse halk desteği…

Geriye ne kalıyor: İCRAAT ve HİZMET..!!

***

Orada olmadığım için ne konuşulduğunu bilmiyorum. Ancak fotoğrafın güzelliğine baktığımızda görüntü “on numara”. Birlik, beraberlik, kaygı, öneri ve çözüm…

Şimdi fotoğrafa bir kez daha bakın…

Yanılıyor muyum, yoksa çok mu iyimserim?

(…..)

***

Hatta belki de tam “istediğimiz şeyleri” konuşmuşlardır!!

Örneğin Sayın Kaynak; “Tamam arkadaşlar…

Çalışmalarınız güzel. Ama yetmez! Çünkü bazı hizmetlerde şehir olarak çok gerideyiz. Mesafeyi kapatmak için size Başbakan Yardımcısı olarak açık çek veriyorum. Bu şehre hak ettiği hizmeti yapmak için kimin ne yapması gerekiyorsa yapalım. Ben ve milletvekili arkadaşlarım Ankara’dan yapılması gereken ne varsa yapmaya hazırız. Öneri ve proje bekliyoruz. Ödenekse ödenek, destekse destek…

Hepimizin ortak kaygısı daha yaşanılır bir Kahramanmaraş’ı imar etmek olmalı. Bunun için var gücümüzle, tüm enerjimizi kullanarak, gece-gündüz demeden daha çok çalışmalıyız.”demiştir!!

En azından bizim okuduğumuz ve arzuladığımız bu!

Hoşçakalın…

Önceki ve Sonraki Yazılar