Dr. Mustafa Coşkun Kale

Dr. Mustafa Coşkun Kale

Berberlerimiz

Beş bin yıldan daha eski bir meslek olarak bilinen berberlik, Latince de "barba" yani sakal olan kelime; Farsça'ya "berber" olarak geçmiş, biz de Farslardan almışız berber adını.

"El içine çıkıyon, el âlemin sâa ne diyo'lâ?" veya "bu saçın başın neci ? papaza dönüksün get de adam akıllı bir traş ol" yada "Bu'âtlâk saç m'olur, bêndin benzin sararık, ged traş ol da yüzee azıycık bir renk gelsin" gibi sözleri çevremizde hep duyardık. 

Berberler sosyalleşmemiz de yani "el âlem"le hem hâl olmamızda farkın da olalım, olmayalım hep önemli olmuştur. 
 
Her traştan sonra derin bir iç çekerek "öff be rahatladım !" deriz yâ, öncesin de ustanın, sonra da elinde fırçayla size "sıhhatlar olsun !" diyen çırağın sözleri aslında, size sağlık ve özgüven verildiğinin bir imâsı vardır.

Zamanla değişse de, radyosu, gazetesi, televizyonu olmayan berber gördünüz mü, bunlar kim ve ne için, hiç düşündünüz mü ?. Berberler hizmet verdiği kesimin kültür düzeyinin yâ ortalama, yâ da üstler de olmuşlardır hep.

Sabah müşteri gelmeden gazete, radyo ile gündemi ögrenen onlardır. Sıkmadan her müşterisiyle her konu da sohbet  edebilen, yerelde ki ilk haber kaynağı da yine onlar. Kamu oyunu, dışarı da pek görünmeseler de bilen, gözeten yine onlardır.

Çocukluğumuzdan beri aşinâ olduğumuz, traş olmasak da ziyaretlerini ihmal etmediğimiz, sıcak dost mekânlarımızdır berberler.

Şimdi gelin, 120 yıllık tarih yolculuğun da el fenerimizle Göksun'a hizmet eden bu meslek erbâblarını birlikte arayalım.

Daha önceleri seyyar ve evlerde yapılan berberlik, profesyonel olarak ilk açılan berber dükkânımız;1900' lü yıllar da Maraş'dan berber olarak gelen rahmetli Ökkeş Usta (Özallı)nın, Köprübaşı'nda  rahmetli Abacı Durdu'nun evinin altın da açtığı dükkândır.

Zamanla Abacı Durdu, burada Ökkeş ustadan mesleği öğrenerek iş yerine ortak olur.

Uzmanlaşmanın henüz oluşmadığı dönemler de, berberler ilaveten  bazı görevler de yapmışlardır. Bunlardan belli başlıları; dişçilik, sünnet, bazı cerrahi işlemler, hacamat, sülükle tedavilerdir. 

Berber Ökkeş'in, sizlerin de bilmesini istediğim katarak ameliyesi vardır ki gerçekten çok ilginçtir; 

Mezdê sakızı, siyah üzüm, yumurta akı ve keçi kılı karışımını havanda macun yapar, hastanın başını ustura ile traş ettikten sonra, başın belli yerlerine ustura ile çizikler yapar sonra da; hazırlanan macunu çizikler üzerine yerleştirir, baş bir kaç hafta bağlı kaldıktan sonra katarak hastasını iyileştirdiği söylenir.

Berberlerimize devam edersek; Hacıhocalar'dan rahmetli Berber Süleyman (Yıldız ) ve Ökkeş Usta'nın oğulları Berber Bekir ve Berber Hacı (Özallı ), Berber Sami (Demirci), Berber Yusuf (Tanır), Kireç'li Reşat Usta (Deniz), Durdu Zıba, Ali Uçkaç, Sisneli Mustafa Usta (Ateş) mesleğin ikinci kuşağı bilinir.

Üçüncü kuşak olarak da; yaşları altmış beş ve üstü berberlerimiz; Berber Bekir'in oğlu Efendi Özallı, Berber Memiş (Kocabozdoğan), Berber Memmed (Tanır), Berber Bayram (Nakış), Berber Ali (Baz), Afşin'li Berber Paşa, Berber Ahmet (Deniz), Berber İsmâl (Mantar İsmail-Bolat), Berber Osman (Özmen), Gebenli Berber Ali (Gürlek) ve Hüseyin (Gürlek), Eski Nüfus Müdürümüz Berber Hüseyin, Berber Hayri (Hurç), Berber Hüseyin  (Kocabozdoğan), Berber Hasan ve Nizam (Bolat), Değirmendere'li Berber Kadir (Karaca), Berber Şahin (Nacar) üçüncü kuşak berberlerimizdir. 

Yaşları altmışa yakın emektar diğer berberlerimiz ise; Berber Şeref (Polat), Berber Zeki (Koca), Gebenli Berber İsmail ve Mahmut ustalar sayılır.

Üçüncü kuşak berberlerimizin yetiştirdiği genç kuşak berberlerimizi, şimdiki gençliğimiz daha iyi tanıdıklarından dolayı burada yer verilmedi.

Unutulmamaları için, her meslekten 2- 3 meslek öncüsünün mümkünse iş yerinde ki çalışırken resimleri, Esnaf Odamız da "üstadlar" diye bir köşe açılmasının iyi olacağı kanaatindeyim hep.

Sosyalleşmemiz de aile ve okuldan sonra hemen hemen ilk kapı olan berberlerimizden, burada andıklarımız veya anamadıklarımızdan göçenleri rahmet kalanlarımıza da sağlık ve afiyetler diliyoruz..

Dr. Mustafa Coşkun KALE'nin,
Henüz yayımlanmamış, 
"Küçük Türkiye'm GÖKSUN" adlı eserinden.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Dr. Mustafa Coşkun Kale Arşivi