Belediyede yaprak dökümü

Bugün, yani Perşembe günü itibariyle, Kahramanmaraş halkı ve medyası, daha elini yüzünü yıkamadan, sabahın mahmurlugunu üzerinden atamadan, duydugu şok haberle sarsıldı ve bir kere daha ?belediyede neler oluyor?? sorusunu gündeme getirdi.

Haber şuydu.

Uzun senelerdir, Kahramanmaraş belediye başkanı Mustafa Poyrazın sag kolu olarak bilinen, en güvendigi isim olarak bilinen başkanvekili Mahmut Nedim Tepebaşı, amiyane deyili kendisi bile kurama gelmeden, odasına çıkmadan, talimatla çalışanlara odasındaki özel eşyalarını toplattırmış, belediyeyi terketmişti.

Belediye kaynıyor. 

Çoktandır aralarına ayrı-gayrılıgın girdigini bilmeyen yoktu.

Poyraz ile Tepebaşı arasına kara kedi girmişti. Iyi de, bu günlere nasıl gelindi? Bu kazanın kaynamasında hangi milletvekilinin parmagı vardı? Kimler, neyin peşindeydi? Makamlar, koltuklar ulufe gibi dagıtılmak istenmiş de, pasta ve pay kavgası mı sebep olmuştu bütün bunlara?

Televizyonda gösterilen ve büyük bir ilgi ile izlenen yaprak dökümü, şimdi Kahramanmaraş belediyesinde mi yaşanıyordu yoksa?

Ayrılmaz ikili iken, birbirini tamamlıyor derken, hatta belediyeyi Mahmut Nedim hoca yönetiyor diye  haberler manşetlere taşınırken, ne olmuştu da, aralarına kara kedi girmişti, yolları ayrılmıştı?

Araları açıktı. Geçen hafta sonu yapılan temayül yamasında bile, konu ve sorular başkan Poyraza ait oldugu halde Tepebaşı, Poyrazın hiç yanında olmamış, gözükmemiş ve salonda, kafeteryada oturmayı, arkadaşları ile sohbet etmeyi yeglemişti.

Tamam da, durup dururken bu ayrılık neyin nesiydi?

Temayül yoklaması sırasında, kafeteryada otururken, kulagına fısıldayıp, belediyeyi bırakacagı duyumlarını, aralarının açık oldugu iddialarını duyurdum, bunun dogru olup olmadıgını sordugumda, ?Kesinlikle böyle bir şey yok,  söylenenlerin hepsi uydurma, dedikodu!? demiş, ben de üzerinde durmamıştım.

Ancak bugün, yani perşembe günü sabahleyin yaşanan gelişme, ?Ateş olmayan yerden duman çıkmazmış? deyimini bir kere daha gerçege dönüştürmeye yetmiş, Tepebaşı, senelerini verdigi belediyeyi bırakmıştı.

Tabi eşegin kuyrugunu kesersen, kimi uzun der, kimi kısa? şimdi herkes bir şey söyleyecek, kafasına göre senaryo yazıp-çizecek. Her kafadan bir ses çıkacak.

Halef-selef iken, içtikleri su ayrı gitmezken, birlikte oturup birlikte kalkarken, ne oldu da hazan yapragı gibi dökülmeye başlandı, kimse bilmiyor?

Bu ayrılışın, bu kavganın altında yatan asıl sebep ne?

Il genel meclis ya da belediye meclis üyesi kavgası mı, bölüşmesi miydi?

Daha düne kadara huzur ve uyum içinde çalışırken, ne oldu da yollar ayrıldı? Mahmud Nedim Hocamız, şayet ayrılması gerekiyorsa, ki kendisi inançlı, itikat sahibi birisi, helalleşerek, barışık biçimde ayrılmalı, ama bunu seçim öncesine getirmemeliydi.

 Dere geçilirken at degiştirilmez ise, Tepebaşı da senelerdir birlikte oldugu Poyraza bunu yapmayacak,  onu yalnız bırakmayacaktı.

Önceki ve Sonraki Yazılar