Başarabiliriz

24 Haziran seçimleri ile ülkemiz yeni bir sürece girdi. 15 Temmuz 2016 tarihinde cereyan eden hain darbe girişiminin üzerinden iki yıl geçti. Birkaç gün önce bütün yurtta yapılan 15 Temmuz kutlamalarında bu şerefli millet aynı kararlı duruşunu bir kez daha gösterdi.

Şimdi yeni yönetim sistemimiz ile ilgili detaylar ortaya çıkmaya başladı. Ülkeyi 5 yıl süre ile yönetecek olan Cumhurbaşkanımız kabinesini işin ehli insanlarla kurdu.

Devlet yönetiminde, ekonomide, yatırım stratejilerinde, paranın kullanımında, eğitimde işinin ehli insanları Bakanlık koltuğuna oturttu.

Bu gün 18 Temmuz 2018. Bu günü unutmamak gerek. Çünkü iki yıldan bu yana devletin kendi iç bünyesine yönelik oluşturduğu OHAL uygulaması sona eriyor.

Ancak terörle mücadele noktasında kanunlarda yapılan değişikliklerle devlet içindeki temizliğine 3 yıl daha devam edecek.

**

BU SABAH birkaç dosta uğradım. İlk dostum 35 yıldır tanıdığım matbaacı esnafı. Bana işlerinin biraz gevşediğini ancak 2019 yılının daha güzel geçeceğini ifade etti.

Dedi ki; “Her şeyin farkındayız. Biz kriz tellallığı yapmayıp, paramızı dövize bağlamaz isek bunu başarabiliriz.”

Bana; sen ne düşünüyorsun diye sordu.

Dedim ki; - Hiç birimiz 16 yıl öncesi durumdan kötü değiliz. Eskiden daha küçük, konforu az evlerde otururken bu gün 200 m2 evlerde oturuyoruz. Daha önceki araçlarımızın modeli eski şimdi son model araçlara biniyoruz. 2019 ve 2020 yıllarının ülkemiz için sıçrama yılları, zincirlerimizin kırıldığı yıllar olacak” dedim.

Sonra bilgisayar işi yapan bir dostuma uğradım. İşler nasıl diye sordum.

Dedi ki; - az bir sıkıntı var.

Dedim ki; - Otomobilini sat daha ucuz bir araç al.

Dedi ki- O kadar da kötü değiliz. Ödemelerimizi bir iki gün geciktirsek bile ödüyoruz.

Dedim ki; - o halde bizler bütçemize göre harcama yaparak bu işi çözebiliriz.

Dedi ki; - aslında çok haklısın. Hatırlasana otomobil alırken bu kadar parayı bağlama kasanda biraz paran olsun demiştin. Senin öğüdünü tutsaydım şimdi çabalamazdım diye konuştu.

**

BEN küçük ölçekli yıllık cirosu ancak 60 bin lira olan bir esnafım. Aylık gelirime göre de giderimi yapan bunun içinde eskilerin deyimi ile ayağını yorganına göre uzatan biriyim.

Kredi ile ev aldım. Emekli maaşım ve diğer gelirler ile ancak bunu ödüyor işlerimi döndürüyorum.

Arkadaşlarım bazen diyorlar ki; Aracını değiştirsene? Bende onlara vakti var diyorum. Vakitsiz, hesapsız harcama yapan çevremde arkadaşlarım var. Sürekli dert yanıyorlar. Oysa biraz harcamalarına çeki düzen verseler onlarda rahat edecekler.

Harcama konusunda TV’lerde yapılan proğramlar aileleri çok zorda bırakmaktadırlar.

Gösteriş için insanlar harcamalar yapmaktadırlar. Bir süre sonra ise sorunlar çıkmakta yuvalar dağılmaktadır.

Bunlara dikkat eden, başkalarıyla yarış içinde olmayan aileler elindeki imkanlarına göre harcama yapmaktadırlar. Ve bu insanlar genel itibariyle hükümetten memnun olanlardır.

Ama şu komşunun var, benim neden olmasın diye olmayan parayı harcayan, gereksiz yere kredi çekerek borçlanan aileler ise hatayı kendinde arayacakları yerde herkesi suçlayarak kendilerince savunma yapmaktadırlar.

Bunları yazarken Devletimizde tasarrufa gitmelidir. İsraf olan yatırımlardan vaz geçmeli, yatırımlar öncelik sıralamasına göre yapılmalıdır.

Ben inanıyorum ki; Ülkemiz şu anda kısmen hissettiğimiz ekonomik krizden çıkacaktır. Bizler de bunun için üzerimize düşeni yapalım.

Ben başaracağımıza inanıyorum.

İstersek devlet ve millet bu işin altından kalkarız…

Önceki ve Sonraki Yazılar