AŞI VE GRAFEN

Aşılanma hızı artmaya başladıkça özellikle bir mRNA aşısı olan Pfizer - BioNTech aşısı hakkında birçok farklı iddialar üretilmeye başlandı. Yakın zamanda ise genellikle aşı karşıtı birçok sayfa aşıların içinde yüksek oranda grafen olduğunu iddia etmektedirler.

Paylaşımlarda aşının içinde grafen olduğu, bu nedenle aşı olan kişilerin vücutlarının manyetik bir özellik kazanıp metal eşyaların yapıştığı, aynı şekilde İspanyol bilim insanlarının aşının içinde %99 oranında grafen bulunduğunu gösteren bir makale yayınladığı belirttiler.

Grafen sağlık alanında zaten kullanılan bir madde olup, 2004 yılında keşfedilen grafen, Covid-19’a karşı aşı çalışmalarında da tartışılmış ve hakkında makaleler yazılmıştır.

İspanyol doğrulama kuruluşu olan Newtral, iddiayı İspanya’daki uzmanlara sordu. (Bunun için neden İspanya seçildi? ) Santiago de Compostela Üniversitesi'nde Organik Kimya profesörü ve Moleküler Materyaller Araştırma Merkezi'nde (CIQUS) araştırmacı olan Diego Peña, konu hakkında grafenin insan vücudunda manyetik bir alan yaratamayacağını, sadece laboratuvar koşullarında özel bir moleküler düzeyde grafenin belli bir manyetiklik kazandığını belirtiyor. Ama bu durumun normal şartlarda mümkün olmadığı da aktarılmış. bazı insanların vücuduna belirli nesnelerin yapışkan kalması nedeninin yağ ve ter ile ilgisi olduğunu vurgulamıştır.

mRNA aşıları olan Moderna ve BioNTech aşılarında spike protein sayesinde koruyuculuk sağladığı hali hazırda biliniyor. Araştırmalar ise şunu gösteriyor: Pfizer aşısının içinde potasyum klorür, potasyum dihidrojen fosfat, sodyum klorür, disodyum fosfat dihidrat, sakaroz, enjeksiyonluk su ve diğer maddeler( bu maddeler nedir?) bulunmakta, ancak içinde grafen veya grafen oksitine dair hiçbir şey olmadığı belirtiliyor.

Japonya'da Pfizer üretimi Covid-19 aşısı şişelerinde yabancı madde saptandı:

Japonya'da, Tokyo ve Osaka'ya yakın ilçelerde uygulanan Pfizer üretimi yeni tip corona virüs (Covid-19) aşısının şişelerinde yabancı madde saptandı. İçeriğinde yabancı madde saptanan Moderna üretimi bazı aşı serilerinin kullanımının askıya alınması sonrasında, Pfizer aşıları da araştırıldı.

Kyodo ajansının yerel yönetimlere dayandırdığı haberine göre, başkent Tokyo ile Osaka'ya yakın ilçelerde uygulanan bazı aşılarda yabancı madde saptandı.Yerel yönetimlerin araştırmaları sonucunda Tokyo yakınlarındaki Sagamihara ve Kamakura ilçeleri ile Osaka yakınlarındaki Sakai ilçesinde, Pfizer üretimi kullanılmamış 5 Covid-19 aşı şişesinde yabancı madde tespit edildi.

Yabancı madde saptanan şişeler kullanılmadı. İlçe idareleri, üretici firma Pfizer'dan, bu şişelerin üretildiği seri numaralarını analiz etmesini istedi.

Aynı seri üretim numaralarına sahip ve yabancı madde saptanmayan şişelerin ise aşılama kampanyasında uygulandığı aktarıldı. Bu itibarla 1,6 MİLYON DOZ MODERNA İÇİN TOPLATMA KARARI alındı. Japonya Sağlık Bakanlığı, açılmamış Modernaaşısı şişelerinde geçen ay sonunda kirlenme, bazı şişelerde ise yabancı maddeler bulunduğunu açıklamıştı.

Diğer taraftan İsrail’e verilen Pfizer-BionTech aşılarının farklı olduğu basına da yansıdı.

GRAFEN  NEDİR?

Grafenin keşfi bilim dünyasında büyük bir yankı yapmıştır. Bu sebeple Rus bilim insanları Andre Geim ve Konstantin Novoselov’a keşifleri sayesinde 2010 yılında Nobel Fizik Ödülü verilmiştir. Bu maddenin önemli bir özelliği de yüksek derecede iletkenliğe sahip olmasıdır. Bilinen birçok iletken metaldir, fakat grafen karbon temelli bir ametaldir.

Karbon atomlarının altıgen düzende bir araya gelmesi sonucu oluşan maddeye deniyor. Bu şekildeki karbon, bildiğimiz en kararlı yapıdaki karbon düzenlenmesine sahip oluyor. Normalde grafit 3 boyutlu katmanlar halinde olan grafitin ek katmanlı haline ise grafen deniyor.

Grafen hem İLETKEN  hem de ŞEFFAFdır.. Bu nedenle, güneş pilleri için bir malzeme olarak büyük potansiyele sahiptir. Genellikle güneş pilleri silikon kullanır Fotonlar bir maddeye çarptığında, silikon bir elektrik yükü oluşturur ve serbest elektronları serbest bırakır. Silikon, kendisine çarpan her foton için sadece bir elektron salıyor. Çalışmalar, grafenin kendisine çarpan her foton için birden fazla elektron salabildiğini göstermiştir. Bu nedenle, grafen güneş enerjisini dönüştürmede daha iyisini yapabilir.

Yakında, daha ucuz ve daha güçlü grafen piller, yenilenebilir enerjide büyük bir artışa yol açabilir. Bu son zamanlarda, yeni bir maddenin geleceği değiştirme potansiyeline sahip olduğu fark edildi. Süper madde olarak adlandırılmış olan grafeni daha iyi anlamak için çabalayan pek çok araştırmacı mevcuttur. Grafenin mükemmel özelliklere sahip olması onun neredeyse efsanevi görülmesini sağlıyor, ancak fizik ve mühendisliğin geleceği için çok gerçek ve sert etkiler ve tehditler ile karşı karşıya kalınabilir. Bunu tanımlamanın en kolay yolu, ince bir grafit tabakası olmasıdır. Bu yumuşak pul madde, kalemler için kullanılır.

Grafit, elementel karbonun bir allotropudur, yani aynı atomlara sahiptir, ancak bu atomların düzeni farklıdır, bu da maddeye farklı özellikler verir. Grafen oksiti ise grafene benzerlik gösterse de belli oranda farklıdır. Grafitin güçlü oksitleyici maddeler kullanılarak oksitlenmesiyle, oksijenli işlevsellikler grafit yapıya dahil edilir, bu da yalnızca katman ayrılmasını genişletmekle kalmaz, aynı zamanda malzemeyi hidrofilik hale getirir (yani suda dağılabilecekleri anlamına gelir). Bu özellik, grafit oksidin sonikasyon kullanılarak suda tabakalarına ayrılmasını sağlar.

GRAFENİN ZARARLARI NELERDİR?

Health Canada’nın grafen içeren maskelerin dağıtımını, üretimini ve ithalatını sağlık riskleri oluşturabileceği için durdurmak istediğini hatırlayabilirsiniz. Çünkü grafen içeren maskeler üzerinde araştırma yapan yetkililer, ön değerlendirmelere dayanarak solunan grafen partiküllerinin akciğer toksinine neden olabileceğini belirlediler. Barselona’daki çeşitli merkezlerden bilim adamları, beyne implante edilebilen ve izlenebilen mikro transistörler geliştirmek için bu esnek, ultra ince malzemeyi, grafeni kullanıyorlar.

Bilindiği gibi, beyin sinyallerinin her biri farklı bölgelerde ilgili bilgiler sağlayan yüksek ve düşük frekanslı sinyaller vardır. 0.1 Hz’nin altındaki bu çok düşük frekanslar elektrotlarla ölçülemez, ancak bunları grafen mikrotransistörlerle okuyabiliriz. Farelerin beyinlerinde test edilmiştir. Çok küçük bir alanı kaplayan bu malzeme aynı zamanda sensör olarak da kullanılabilir.

Bu madde ile karbon bazlı mikroçiplerde elde edilebilir. Canlı hücrelerdeki hücresel süreçlerle etkileşime girebilir veya bunları bozabilir ve hasara neden olabilir. Uzmanlar, nanomalzemelerin vücutta karbon nanomalzemelere dönüştüğünde veya dokularda biriktiğinde organlar için risk oluşturabileceğini söylüyor. Yani grafene maruz kaldığınızda; vücudun bağışıklık sistemi tepki verecek ve iltihaplanmaya neden olacak, bu da ilerde kanser olacağınız anlamına geliyor.

Örneğin, bunun için vücutta grafenin birikmesini ve aglomerasyonunu en aza indirmek için bazı önerilerde bulunurlar. Çünkü organizasyonda birikmesi ciddi zararlara neden olabilir. İsrail’de ikinci doz Pfizer/BioNTech aşısı olan 62 kişide miyokard iltihabı (miyokardit) gelişti. ABD sağlık kuruluşunun CDC’sinde (Hastalık Önleme ve Önleme Merkezleri) bir grup uzman, mRNA ile aşılanan gençler arasında çok nadir görülen kalp hastalığının aşı ile ilgili olabileceğini belirtti.

Her ne kadar grafen teknolojik ürünlerin gelecekteki en önemli malzemesi haline gelecek olsa da, şimdiden çevresel zararları üzerine ciddi tartışmalar başladı bile. Kaliforniya üniversitesi laboratuvarlarında grafenin suya ve toprağa karışması ile birlikte ne gibi etkileri olacağı üzerine araştırmalar gerçekleştiriliyor. Şu ana kadar elde edilen bulgularda, doğaya bırakılan grafen maddeler kararlılıklarını sürekli korudukları tespit edildi. Bu da özellikle suya karışan grafen malzemenin herhangi bir bozulmaya uğramadan çok uzun mesafeleri kat edebileceğini gösteriyor. Aynı araştırma grafenin insan vücudu için de toksik olduğunu ve geliştirme yapılmadan giyilebilir teknolojilerde kullanılamayacağını söylüyor.

Türkiye'nin ilk grafen seri üretim tesisi açıldı:

Çelikten 200 kat daha mukavemetli, bakırdan yüzlerce kat daha iletken olan grafenin ilk seri üretim tesisi Ankara'da açıldı. Bakan Varank, "Türkiye, bugün açılışını yaptığımız yatırımla, grafeni seri üretebilen 10 ülkeden biri konumuna geliyor" dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, İvedik OSB'de, Nanografi firmasının Grafen Seri Üretim Tesisi'nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, fiziksel, kimyasal ve mekanik özellikleriyle büyük yankı uyandıran grafenin, insanlık tarihinin en büyük malzeme buluşlarından biri kabul edildiğini belirtti.

Çelikten 200 kat daha mukavemetli, bakırdan yüzlerce kat daha iletken, esnek ve hafif bir malzeme olan grafenin sanayinin birçok alanında kullanıldığını aktaran Varank, grafenin, tek atom kalınlığında 2 boyutlu bir nanomalzeme olarak nanoteknolojinin en kritik bileşenlerinden biri olarak gösterildiğini dile getirdi.

Delta varyantı Türkiye'de de hızla yayılırken. Sağlık Bakanlığı'nın açıkladığı rakamlara göre, aktif vakaların yüzde 81'i, hastaneye yatanların da yaklaşık yüzde 90'ı aşısı tam olmayan hastalar.

TURKOVAC AŞI:

Erciyes Üniversitesi'nde Prof. Dr. Aykut Özdarendeli öncülüğündeki TURKOVAC aşı projesi acil kullanım onayına yaklaştı. Türkiye, Covid ve İngilizce aşı anlamına gelen "vaccine" kelimelerinin birleşiminden oluşan "TURKOVAC" adını ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan duyurdu.

Dünyada yaygın olarak kullanılan Covid-19 aşıları; inaktif, Viral Vektör ve mRNA yöntemleriyle üretiliyor. TURKOVAC aşısı da Sinovac ile aynı şekilde inaktif yöntemiyle üretiliyor.

Geleneksel yöntem olarak bilinen inaktif yönteminde virüs parçalanıp etkisiz hale getirilerek insan vücuduna zarar verilmeden bağışıklık uyarılıyor. Bu tür aşılarda üretimi diğerlerine göre daha zor ve yavaş oluyor.

Faz-1: 44 gönüllü ile Kasım 2020’de tamamlandı, hiçbir yan etki görülmediği açıklandı.

Faz-2: 250 gönüllü ile Nisan 2021’de tamamlandı, %100 başarı oranı olduğu açıklandı. Ağır bir yan etki gözlemlenmedi.

Faz-3: Sağlık Bakanlığı’na başvuru yapan gönüllüler ile 22 Haziran 2021’de başladı, 2021 sonuna dek tamamlanması bekleniyor.

Seri üretim ve uygulama: 2022’nin ilk aylarından itibaren seri üretim ve uygulamanın başlaması hedefleniyor.

Yerli aşı TURKOVAC’ın 3.faz çalışmalarının önümüzdeki günlerde bitmesi yakın. Gönüllüler 18-25 yaş aralığında seçildi. Başvuran gönüllü 841.451 kişi arasından

40.800 kişi seçildi.

Dünyada 10 ülke kendi aşısını üretiyor: Çin, ABD,  Rusya, İngiltere, Almanya, Hindistan, Meksika, Güney Afrika, Brezilya, Küba.

Bizler devletimize güveniyoruz. Aşı karşıtlarının sorunlarını da giderecek şekilde devletimiz tedbir alarak  çalışmalarını sürdürüyordur. TURKUVAC’ın dünyada en güvenli aşı olacağı beklenmektedir. Diğer aşıların hem yarattığı yan etkileri hem de sır gibi saklanan içeriği ile yerli aşı TURKOVAC’ın güvenli olacağı bir gerçektir. Bu itibarla emeği geçenleri teşekkür ve tebrik ederiz.

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar