Anayasal yargının görevi?

 

AKP davası sanıyorum birkaç günde sonuçlanacak. Çıkacak karar elbette tartışılacaktır.

Hukuken iki husus çok önemli:

- Yüce Mahkeme yetkisini nasıl kullanacak? Anayasa"nın ve hukuk ilminin verdigi "hukuki denetim" yetkisiyle sınırlı mı kalacak?..

Yoksa, "siyaseten şöylesi daha yerinde olur" düşüncesiyle mi karar verecek? Buna hukukta "yerindelik denetimi" denilir ve yargının hiçbir şekilde buna yetkisi yoktur.

Siyasette neyin yerinde veya yersiz olduguna siyasi partiler karar verir.

-  Diger mesele, Yüce Mahkeme"nin laiklik ve demokrasi gibi iki temel kavramı nasıl yorumlayacagıdır. Eski kararlarında oldugu gibi ?Bütün anayasal sistemin temeli laikliktir? diye mi bakacak?.. Yoksa yeni kararlarında oldugu gibi, ?öncelikle demokratik rejimin saglıklı biçimde yaşatılması? açısından mı bakacak?.. Kararlar da ona göre olacak tabii.

Bu iki konu dışında, Anayasa Mahkemesi "siyaseti düzenlemek" gibi bir amaçla karar veremez!

 

Yargının siyasi görevi?!

Arkadaşımız Devrim Sevimay"a yaptıgı açıklamalarda, Sayın Prof. Ibrahim Kaboglu, hem AKP"yi bir tür mahkûm eden hem de kapatmayan bir karar verilmesini arzuluyor; yani ?AKP laiklik karşıtı eylemlerin odagı olmuştur? diye mahkûm eden, ama yaptırım olarak partiyi kapatmayan, sadece ?Hazine yardımı kesen? bir karar.

Elbette herkes Yüce Mahkeme"nin böyle veya başka türlü karar vermesini arzu edebilir, arzusunu açıkça söyleyebilir, yazıp çizebilir.

Ama Sayın Kaboglu bununla yetinmiyor, Anayasa Mahkemesi"ne siyasi görev de yüklüyor! şu sözler onun:

?Böyle bir kararla Anayasa Mahkemesi "siyaseti hukuk yoluyla barışlandırma" görevini de görmüş olur...?

Kaboglu, Yüce Mahkeme"nin, ?Türkiye"nin gelecekteki siyasal ve hukuki haritasını çizen bir gerekçe? yazmasını da istiyor!

Ben bu konuları çok okudugum halde, anayasal yargıya ?Siyaseti hukuk yoluyla barışlandırma görevi?ni ve ülkenin ?gelecekteki siyasal ve hukuki haritasını çizme? yetkisini veren hiçbir ilmi görüşe rastlamadım ve anayasal düzenleme örnegi görmedim!

Yargıya böyle siyaseti düzenleme ?görev?i vermek, tipik bir ?yerindelik denetimi? arzusudur ve  ?vesayetçi demokrasi? egiliminin yansımasıdır. Liberal anayasa düşüncesi bunu asla kabul edemez.

 

Iki anlayış

Anayasa Mahkemesi"nin sayın üyelerinin artık dosyayı büyük çapta inceledigi ve aşagı yukarı görüş oluşturdukları kanaatindeyim. Dahası, her üyenin temel kavramları nasıl yorumladıklarını eski "emsal" kararlarından biliyoruz. Bütün dünyada "emsal" kararlar böyledir.

Bütün dünyada, bir de, anayasal yargının tarafsızlıgını saglamak için tek görüşün mutlak egemen olmasına imkân verilmez, çogulculuk saglanır. Bunun için üyelerin çogunu parlamentolar seçer.

Parlamentonun üye seçmedigi tek anayasal yargı, dünyada 12 Eylül"den beri sadece Türkiye"dedir!

Elbette anayasa hukuku ceza hukuku gibi degildir; farklı yorumlara müsaittir. Bizde hukuk ilminde iki temel farklı akım ?vesayetçi? ve ?liberal? yorum anlayışlarıdır.

AKP davasında karar ne olursa olsun, doguracagı siyasi sonuçlardan başka, hukuk alanında vesayetçi anlayışın mı, liberal anlayışın mı agır bastıgını da görecegiz. Bu hukuki sonuç, siyasi sonuçları kadar önemli olacaktır.(Milliyet Gazetesi)

Önceki ve Sonraki Yazılar