Jülide DEMİRTAŞ

Jülide DEMİRTAŞ

ALTTA YATAN ATANDIR

Bu millete ait varlığım.

Bu millet ki ben bildim bileli Kurtuluş Savaşı’ında.

Hep mücadele hep mücadele. Kurtuluş Savaşı bitti ama halen içimizdeki hainlerden, dışarıda ki düşmanlardan başımızı almaya çalışıyoruz. Üstüne bir de vatanda aydın, cahil, okumuş, okumamış, mezhep farklılığı, sağ-sol düşünceleri ayrılıkları…

Yetmiyor kardeşim!

Yetmiyor mu, bunca savaş, bunca açlık, bunca acı, bunca düşman!

İnsanın en büyük düşmanı kendisidir. Bizim Milletimiz de kendi düşmanlığını yapıyor. Ne yaptı bu Aziz Millet sizlere? Savaştan savaşa koşmaktan başka ne yapabildi? Yetmedi km’lerce uzak Yemen’de, Kore’de savaşmadı mı? Yorulmadı mı hiç sizce?

Üstte yok! Başta yok! Ne evlenebilmiş, evlenen dul bırakmış arkasında, gözü yaşlı anasını bırakmış. Yetim kalma uğruna yavrusunun vatan demiş, mertlik demiş düşmanla savaşmış. Ne yemiş, ne açgözlü olmuş. Böylesi Yüce Milletin ayakları öpülür.

Yetmemiş! Savaşlar bittiğinde iş kuramamış. Gelmiş 35-40 yaşına ve hep azınlıkların yanında işçi olmuş ! Çünkü elde yok, başta yok! Emeğe saygı duyup altlarında çalışmışlar.Dememişler ki ya biz yedi düvelle çarpıştık,kendi vatanımızdan bunları neden temizlemiyoruz dememiş !Razı olmuş kaderine gözünü sevdiğim,kurban olduğum milletim.

Bir hatıratında Atatürk’ün hissiyatını hissetmek için anlatmadan geçemeyeceğim.

Atatürk Kurtuluş Savaşı sonrası İstanbul sahillerinde gezerken;

-Şu yalı kimin?

-Serkisyan’ın

-Ya şu beyaz yalı?

-Karina’ların

-Bu kimin?

-Agop’un.

Atatürk dayanamamış;

-Onlar buraları alırken, siz nerdeydiniz?

-Savaştaydık Paşam!

Ne denir şimdi bu güzel insanlara. Halen kendinizi ve birbirinizi yormayın. Yoruldu Millet. Hem içeriden, hem dışarıdan.

Bu nedir loo !

Bu nedir edem!

Bu nedir daa !

Bu nedir gözünüzü seveyim…

Neden insanca, milletçe yaşamayı akıledemiyoruz. Neden hala zorlaştırıyoruz hayatı birbirimize. Neden?

Birlikte olmanın kıymetini bilelim.

Ne Laz’ı verelim, ne Kürd’ü ,ne Çerkezi, ne pomak’ı, ne göçmeni !...

Birlikte elele verip yaşamayı öğrenelim artık.

Kim ne derse desin, aldırmayın kuzum.

Düşman senin iyi olmanı ister mi?

İnsanı insan yorar. Yormayın ne olur artık birbirinizi.

Vatansa VATAN!

Altında yatandır ATAN!

Atalarımızın ruhu huzur bulsun artık. Toprağın üstünde biz, altında onlar daha ne zaman huzur bulacağız. Hiç bu kadar şehit vermedi başka ülke. Zaten böyle yüce makam onlarda yok ya neyse.

Varlığımız birbirimizle güzel, birlikte güzelleşelim.

Aziz milletim iyi yaşamayı hak etti. Yaşadıkları ile. Kazandığı acı tecrübelerle.

Allah’ım bu milleti korusun ve gözetsin. Bugünü bayram, yarınları bayram olsun! Güçlü devletimizin yanında olalım, milletimizi sevelim.

Anlatmadan geçemeyeceğim. ”Bir şeyi kırk kere söylersen gerçek olurmuş.”

Netekim, Azerbaycan yıllarca bir türküyü dillendirdi.

Kafkaslardan aşacağız

Türklüğe şan katacağız

Türk'ün şanlı bayrağını

Turan ele asacağız

Azerbaycan bayrağını

Karabağ'da asacağız.

Şimdi sorarım size Azerbaycan bayrağını Karabağ’a astılar mı, asmadılar mı ? Demek ki isteyince oluyor. Allah yol açıyor yürekten istenen dileklere dualara.

Birbirimize güvenip tek bayrak altında, varlığımız ve dirliğimizi sağlam tutmak birinci vazifemiz. Varsın herkes istediğini düşünsün. Türkiye’min bahçesinde renk renk düşüncelerle bizim insanımız olsun. Gelecekten neden korkalım. Bugün varsak yarında olacağız. Sonrasında da. Üstelik kıyamete kadar çünkü ayakta kalmayı hak eden tek bayrak bizim bayrak !

Torunlarımız olsun boy boy, rızkımız olsun torba torba, nasibimiz gezegenleri gezmek, varlığımız daim olsun inşallah.

Kalın sağlıcakla…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar