24 HAZİRAN SEÇİMLERİNE DOĞRU

Türkiye yeni bir sistem ve seçim sürecine doğru hızla yol alıyor. 52 gün sonra sandık başına gideceğiz.

16 Nisan 2016 tarihinde yapılan halk oylaması (referandum) ile Türk Milleti yeni yönetim sistemi olan partili Cumhurbaşkanlığı sistemini kabul etti.

Normalde seçimler 3 Kasım 2019 tarihinde yapılması gerekirken Türkiye’nin içinde bulunduğu durum, Suriye ve Irak’ta yaşanan olaylar gibi sebepler nedeniyle öne çekildi.

Ak Parti ile MHP her iki seçim içinde seçim ittifakı yaptılar. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı aday gösterdiler. Diğer partiler Cumhurbaşkanı adaylarını ayrı ayrı çıkarma kararı alırken CHP, İyi Parti, Sadet Partisi, Demokratik Parti TBMM seçimleri için ittifak kurdular. Siz bu yazıyı okurken protokolü imzalamış olabilirler.

Meral Akşener ve Temel Karamollaoğlu 100 bin imza ile Cumhurbaşkanı adayı olmak için Yüksek Seçim Kuruluna başvurdular. 9 Mayıs’a kadar 100 bin imzayı YSK’ya teslim edecekler.

MİLLETVEKİLİ ADAY BOLLUĞU YAŞANIYOR

24 Haziran 2018’de TBMM 27. Dönem Milletvekilliği için Ak Parti milletvekili başvurusunu sonlandırırken diğer partilerde başvurular devam ediyor.

Kahramanmaraş’ta olduğu gibi bütün Türkiye’de siyasi partilerde milletvekili aday bolluğu yaşanıyor.

Her partiden milletvekili seçilebilmek için yapılan başvuru sayısının fazla olması demokrasimiz adına güzel bir olaydır.

Her zaman ifade ettiğim gibi; Demokrasi kültürümüzün gelişebilmesi için partiler seçim bölgelerinde aday listelerini Genel Merkezlerde değil de seçim bölgelerinde partilerine üye olan vatandaşların verdiği oylarla belirlenmesini savunan bir anlayışa sahibim. Demokrasi tavandan değil tabandan gelişir. Tavan elindeki gücü paylaşmak istemez. Bugün parti içi demokrasi yok diyebiliyorsak, sebebi bundandır.

Her şeye rağmen ülkemizde demokrasi normlarının batı standartlarına ulaşabilmesi için biz vatandaşlar taleplerimizi güncel tutmaya mecburuz. Biat eden, parmak kaldırarak siyaset yapmak ülkeyi ileriye değil geriye götürecektir. Türk milleti özgürlüğüne düşkün bir millettir. Özgürlüğünün kısıtlanmaya çalışıldığını hissettiği anda vereceği tepki kestirilemez. Nitekim 15 Temmuz hain darbe girişimine karşı verilen mücadele bunun için en iyi bir örnektir. Partilerde aday adayı bolluğu da bu açıdan sevindirici bir göstergedir.

Bu duygular içinde Ülkemize hizmet edecek, milletimiz için hayırlı olan isimlerin başa geçmesini arzu eder seçime katılan partilere de başarılar dilerim 

Önceki ve Sonraki Yazılar