1. HABERLER

  2. DİKKATİNİZİ ÇEKTİ Mİ?

  3. Kahramanmaraş abası

Kahramanmaraş abası

Kaynaklara göre Maraş’ta aba dokumacılığının tarihi Selçuklular’a kadar uzanmaktadır. Osmanlılar döneminde Maraş’ta birçok aba dokuma tezgâhının olduğunu kaynaklardan öğrenmekteyiz

Kahramanmaraş abası

Kaynaklara göre Maraş’ta aba dokumacılığının tarihi Selçuklular’a kadar uzanmaktadır. Osmanlılar döneminde Maraş’ta birçok aba dokuma tezgâhının olduğunu kaynaklardan öğrenmekteyiz

Aba, dokuma tezgâhında genellikle yünden dokunan, gömlek üzerine giyilen nakış işlemeli, yakasız ve kısa kollu geleneksel erkek kıyafetine denilmektedir. Abalar, baldır uzunluğunda, bol kesimli, iki parmak yüksekliğinde dik yakalı olup cübbeye benzer bir üst giysisidir.

Abanın üst tarafından başın, yan tarafından kolların geçmesi için birer delik vardır. Abanın kolları yoktur. Abalar sıfır yaka kesimli ve dik yakalıdır. Beden ve kol evi oyuntusuz düz kesimlidir. Abaların önünde düğme ve ilik yoktur. Koltuk altı dikilmez ve cepsiz olarak yapılır. Arkası kapalı önü açık ve beden hattından biraz aşağıda enine kesimi mevcuttur.

Beden alt ve üst iki parçadan oluşmaktadır. Boyları belden aşağı tasarlanmıştır. Kısacası aba, ceket yerine giyilen kıyafetin adıdır. Kahramanmaraş’ta abanın giyim olarak tercih edilmesinin sebebi ise, sıcak mevsimlerde vücudu serin, soğuk mevsimlerde ise sıcak tutması, yağmur geçirmemesi ve aynı zamanda çok dayanıklı olmasıdır. Aba aynı zamanda, tarikatlarda dervişler ile aşağı tabakadaki ilmiye mensuplarının ve medrese talebelerinin giydiği önü açık fırkanın da ismidir.

Kaynaklara göre Maraş’ta aba dokumacılığının tarihi Selçuklular’a kadar uzanmaktadır. Osmanlılar döneminde Maraş’ta birçok aba dokuma tezgâhının olduğunu kaynaklardan öğrenmekteyiz. 1310 /1893 tarihli Halep Salnâmesi’nde, Maraş’ta 287 adet aba tezgâhının bulunduğu belirtilmektedir. Tabii ki bunun yanında kayıt dışı olan tezgâh sayısı bilinmemektedir. Kaynaklardan Maraş’ta dokunan abaların sadece şehrin ihtiyacını karşılamayıp, ülkenin birçok yerine de gönderildiğini öğrenmekteyiz. Ayrıca aba sadece Anadolu’da değil, farklı İslâm ülkelerinde de dokunup kullanılmaktadır. Maraş’a 1830’lu yıllarda gelen Ch. Texier; Maraş’ta dokuma sanatının çok yaygın olduğunu, aba ile sırma ve ipekli kumaşlardan yelekler yapıldığını ifade ederek, şehirde tekstil üretiminin revaçta ve ileri düzeyde olduğunu zikretmektedir. Yine XIX. yüzyılın sonlarına doğru bölgeyi ziyaret eden Vital Cuinet; Maraş’ın kumaş dokumacılığı ve giyim imalatı konusunda önemli bir tekstil üretim merkezi olduğunu, sade yün ve sade pamuk karışımından abalar ile değişik giysilerin bütün ülke için üretildiğini, bu kumaşlar üzerine de altın ve gümüşle nakışlar yapıldığını ve şehirde 281 adet dokuma tezgâhının bulunduğunu kaydetmektedir.

Kaynaklara göre

Maraş’ta üretilen abaların ülkenin birçok yerine ihraç gönderildiği ve Avrupa ülkelerine kök boyalı yün ve ipek iplik ihracatının yapıldığı ifade edilmektedir. Maraş’ta aba dokumasında “gömme tezgâh” denilen el tezgahı kullanılmaktadır. Bu tezgâh; erik ağacından 2,50 m. boyunda, 1,20 m. eninde, arka kısmı 2,00 m. ön kısmı ise 1,80 m. yüksekliğinde yapılmıştır.  Tezgâh;  sargı kazığı,  bel kazığı,  muallâk, kücüler, batakcak, dokuma tarağı, tefe, sermin, masura ve mekik olmak üzere on parçadan meydana gelmektedir. Bu parçalar bir birine metal vidalarla tutturulmaktadır. Aba dokuması sırasında çözgü ipinde genellikle pamuk, atkı ipinde ise ağırlıklı olarak yün ve ipek kullanılmıştır. Önceden abanın dokumasında kullanılan ipler, çeşitli renklerde kök boya ile boyanırdı. Ayrıca aba dokumasında estetik amaçla sırmaya da yer verilmiştir. Haddeden geçirilerek, iplik gibi inceltilmiş altın veya gümüş tele “sırma” adı verilir. Sırma ipi kullanılarak dokunan abalar diğer abalardan çok daha kıymetlidir. Geleneksel Türk el sanatlarından işlemecilikte önemli bir yeri olan sırma, zamanla altın ya da gümüş yerine daha düşük değerli madenlerden yapılmıştır. Abanın yapımında diğer önemli bir aşamada abanın desenli olarak istenilen tarzda dokunmasıdır. Abaların süslemesinde Selçuklu ve Osmanlı üslubunda çeşitli bitkisel ve geometrik bezemelere yer verilmiştir.

Maraş abasının çeşitlerini ve sınıfl andırılmasını şu şekilde yapabiliriz:

a) Kullanım Yerine Göre Maraş Abası: Güreş Abası, Çoban Abası b) Renk Özelliklerine Göre Maraş Abası: Boz Aba, Lacivert Aba, Siyah Aba, Kırmızı Aba c) Kullanılan Yöreye Göre Maraş Abası: Humus (Hames) Abası, Bertiz Abası d) Motif Özelliklerine Göre Maraş Abası: Kemerli (Köprülü) Aba, Direkli Aba e) Halkın Sosyo-Ekonomik Durumuna Göre Maraş Abası: Soy Aba, 3 Sandıklı Aba, 5 Sandıklı Aba, 7 Sandıklı Aba, 9 Sandıklı Aba, Ebruşumlu Kırmızı Aba.

Maraş’ta önceden varlıklı insanlar “Ebruşumlu Kırmızı Aba” giymekteydi, bu aba zenginliğin simgelerinden biri olarak kabul edilmekteydi. Fakir kesim nakışsız ve motifsiz abayı kullanırken, orta gelirli halk genelde motifi  az olan abayı tercih etmekteydi. Abaların değeri kullanılan malzeme ve motifl ere göre değişmekteydi. Aba üzerindeki her motife ‘sandık’ ismi verilmektedir.

Abada 9 sandığın bulunması giyen kişinin çok zengin biri olduğunu göstermekteydi. Sandık sayısı arttıkça abanın değeri de artmaktadır. Ayrıca Maraş’ta dokunulan abalarda, diğer yörelerin abalarından farklı olarak “gül” motifi ne de yer verildiği dikkat çekmektedir.

 Maraş abası dokumalarının en önemli özelliklerinden birisi, dokumanın eni, “aba” da boyun bir parçası olarak kullanılmasıdır. Maraş yöresinin genel kıyafeti olarak üstlerine bordo, siyah ve beyaz rengin hâkim olduğu aba, abanın altına içlik, siyah şalvar, ayaklarına da gülşefteli yemeni giyerler.

Renk olarak tabi renklerden krem, kahverengi, bordo, açık mavi ve yeşil gibi renkler kullanılırdı. Yaka kısımlarına ve arkalarına da çiçek veya geometrik desenli motifl er aba dokunurken işlenir, öze günler için de sırma ve sim işlenmiş abalar kullanılırdı.

Türk-İslâm kültüründe aba, insanların giyim ihtiyacını karşılayan önemli bir giysi olarak görülmektedir. Kahramanmaraş’ta da abanın oldukça önemli bir yeri vardır; şehirde yaşayan bazı ailelerin soy isimleri “Abacı” olduğu gibi, günümüzde “Aba Güreşi” adı altında “aba” giyilerek güreş yarışmaları yapılmaktadır. Günümüzde ise aba, sadece folklorik bir elbise olarak 12 Şubat Kurtuluş Bayramı ile diğer özel gün ve etkinliklerde çeteler ve oyuncular tarafından giyilmektedir. Ayrıca aba kumaşından cepken, sehpa örtüsü, masa örtüsü, kırlent, çanta ve pano gibi ürünler de yapılmaktadır. Kahramanmaraş’ta günümüzde aba yapan tek usta, Kültür ve Turizm Bakanlığı Geleneksel Türk El Sanatları Sanatkârları listesinde kayıtlı olan 1971 doğumlu Hüseyin GÜLEGÜL olup, bu mesleğin ailesi tarafından 6 kuşaktır yapıldığını belirtmektedir. ( KAYNAK: Öğr.Gör.Mustafa BÜYÜKTÜRKMEN, MARAŞ ABASI, KAHRAMANMARAŞ İL ÖZEL İDARESİ YAYINLARI,2013,KAHRAMANMARAŞ)